Dubrovnik

 
 

Dubrovnik

Nerden başlasak, nasıl anlatsak bu güzel şehri  anlatmaya; deniz, yemek, kültür, tarih ne ararsanız bu şehirde var. Dünyada çok az şehir hem orta çağı hem modern zamanı size aynı anda ve ahenkle sunabilir. Şüphesiz bu şehirlerin başında Dubrovnik gelir. 1991 yılında Yugoslavya ordusu Dubrovnik şehrine ve savunmasız Dubrovnik halkına sert ve canice saldırılarından birini gerçekleştirdi. Atılan 2000'den fazla bomba ile insan eli ile yapılan ne varsa zarar gördü, yıkıldı, yağmalandı. Dubrovnik bu yaralarını savaş sonrası hızla sardı ve bu günlerin dünya turizm merkezlerinden biri oldu. Biz balkanlar gezimizin 3 gününü bu şehire ayırmıştık, buradan ayrılırken diyoruz ki; buraya yine gelmeliyiz. Dubrovnik Bosna Hersek yazılarımızda bahsettiğimiz muhteşem nehir Neretva'nın denizle buluştuğu yerde aynı zamanda. Şehirin "Old Town" adı verilen eski şehir kısmı surlarla çevrilidir. Bu surlar 2 km uzunluğundadır ve kesintisiz olarak şehri çevreleyerek Dubrovnik'e karakteristik görünümünü verir.

 

copy + paste için izin yok kanun da bizden yana:) ama tüm bilgileri indirebilir ve print edebilirsiniz:) printer logosuna tıklayın

soru sormak isterseniz mail atın..

1940 metrelik bu yapı; hisar, burç, siper, kule ve kaleleri ile sağlam ve kompleks bir yapıdır. Eski kayıtlarda rastlanan 9.yy'daki 15 aylık arap korsanlarına karşı direniş şehrin ne kadar sağlam korunduğunun bir belgesidir. Şehri "Aziz Vlaho" nun koruduğuna inanılır. Daha önce görmediğimiz şekilde surların dış kısmına bakacak şekilde "Aziz Vlaho" büstleri yerleştirilmiştir tüm sur çevresine. Tabiiki tek koruyucu Aziz Vlaho değildi; Korunmanın en fazla olduğu dönemde surlara yerleştirilmiş 120 top koruyordu şehiri. Şu anda surlar üzerinde yürüyüş bir turistik atraksiyondur. Çepeçevre surların üzerinde yürümek ücretli olarak mümkündür. Kış aylarında 15:00'e yaz aylarında 19:00'a kadar surların üzerinde yürüyebilirsiniz. Ancak yürüyüş tek yönlüdür. Yani başlayınca bitirmek durumundasınız. Aradan çıkabileceğiniz sadece 1 çıkış var. Ortalama bir tur 1 saatten daha az sürmez. Tabii ki bu fotoğraf çekmenize ve manzaranın tadını çıkarmanıza yada dinlenme ihtiyacınıza göre uzayabilir. Surların arasındaki ufak çıkışlardan denize ulaşılan yerler mevcuttur ve özellikle yerel halk buradaki kayalıklardan denize girer. Buraları da görmenin yolu ya denizden Dubrovnik'e bakmak yada surların üzerinden aşağıya bakmaktır. Surların üzerinde dolaşırken bu noktaların tam nerelerde olduğunu kestirebilirseniz siz de bu imkandan faydalanabilirsiniz. Biz bu şekilde yaptık ve buralardan denize girdik, girdiğimiz en temiz ve güzel manzaralı denizdi diyebiliriz.

Dubrovnik'in en güzel mazarası kuşkusuz Teleferik ile çıkılan Srd tepesi’ nden (Mount Srd)  izlenebilir. Yaz aylarında gün batımına yakın (saat 19:00 teleferiği idealdir) saatte teleferikle tepeye çıkarsanız hem gündüz hem gün batımında, hem de gece Dubrovnik'i görebilirsiniz. Biz çok iddialı olan Rio dahil bu kadar güzel bir gün batımı görmedik diyebiliriz.

Teleferikle tepeye çıktığınızda teleferik kabloları manzarayı biraz engelliyor bu nedenle binanın dışına çıkarak Haç' ın olduğu yere giderek daha iyi bir görüş alabilirsiniz. Gün batımı saati yaklaştığında ise büyük bir taş bina olan savaş müzesinin arkasındaki taşlık araziye dolaşarak gitmenizi öneririz. Buraya giden bir yol veya tabela yok ama işi bilen keşfediyor; en iyi gün batımı burada. 1969 yılında yapılan teleferik ile her yıl 2.5 milyon kişi bu panoramik manzarayı görmeye çıkıyor. Teleferik her 1/2 saatte bir kalkıyor ve istasyon Old Town'a yürüme mesafesinde (İtfayenin hemen karşısı). Kondisyon durumunuz iyi ise yürüyerek de çıkılabiliyor yada isteğe göre  araç ile gitmek de mümkün.

Çevre gezileri:

Dubrovnik'ten sık yapılan geziler arasında Korcula, Mostar ve Montenegro (Karadağ) gezileri var. Buralar hakkındaki tavsiyelerimiz ilgili sayfalarda. Ama özet olarak Korcula'yı ve Karadağ'ı gezmek için Dubrovnik'ten ayrılmak zaman kaybından başka birşey değil. Ama Mostar için değer diye düşünüyoruz. Günübirlik turlara katılarak Mostar'ı görebilirsiniz. Mostar sayfamızı okuyun lütfen.

Yemek:

Neredeyse her yer cafe ve restaurant olan bu şehirde tavsiye de çok kolay değil ama bizim deneyip memnun kaldığımız 2 yer şu şekilde; birincisi cephenizi Pila kapısına verdiğinizde sağınızda kalan  "Dubravka Restaurant" Old Town'ın hemen dışında (Prijeko 15) ama Old Town Surları manzaralı. Fiyatlar ne fazla ne az şehir ortalamasında diyebiliriz. Diğeri ise şehir içinde önünde devamlı kuyruk olan “Kamenica” (Gunduliceva Poljana 8) özellikle deniz ürünleri istirdye, midye burada yenilmeli. Midye severlere sarımsak soslu mide şiddetle tavsiye edilir.

Dondurmacı çoktur eski şehirde ama bizim tavsiyemiz (ve bize tavsiye edilen) “Dolce Vita” (Naljeskoviceva sokağında, Stradun'a açılan sokaklardan biridir.

Ulaşım

Ulaşım genel olarak Dubrovnik'te yürüyerek yapılır. Daha doğrusu böyle olmalı. Bu da otelinizi Old Town'a yakın hatta bizim gibi mümkünse surların içinde seçmelisiniz. Bu şekilde olursa ulaşmanız gereken heryer yürüme mesafesindedir sizin için. Eğer biraz uzak yerlere gitmeniz gerekirse otobüs kullanmanız gerekir. Otobüs bileti şöförden alınabilir tek yön 10 kn'dır. Eğer biletinizi gazete büfelerinden alırsanız 8 kn'dır. Bu biletin adı "S" ticket'dır ve 1 saat istediğiniz otobüse binebilirsiniz. Bir de "P" ticket var bunun fiyatı 120 kn. Bu bilet ile 20 biniş yaparsınız biniş başına 6 kn'ya gelir. Bu ancak oteliniz Old Town'a uzak ise gereklidir. Biz hiç otobüse binmek durumunda kalmadık.


Havalimanı şehire 22 km uzaktadır. Havaalanının şehire servisi vardır. Old Town'a ulaşım bu yol ile 30 kuna'dır. Havalimanında şehire taksi ile ulaşım otelinizin yerine göre 200-250 kuna aralığında tutar.

Para

Hırvatistan'da Kuna (kn) geçiyor. Değeri şu şekilde; 1 euro 7,48 kuna ediyor. Yani 100kn = 33 TL yani 13 euro aralığında. Diğer bir değişle 100 euro bozdurursanız 748 kuna veriyorlar size. 1 küçük su 10kn, normal bir  tek  yemek  mesela deniz ürünlü spagetti yerine göre 55-85 kn aralığında. Yemekte büyük su ise 30-40 kn.

Önce çok ilgisi olmayaları sıkmamak için detaya girmedik şimdi biraz “Old Town” detayı verelim

Pila Gate

Yüzyıllar boyu şehrin ana girişi olmuştur. Duvarların bu kısmında bulunan tümüne yunancada "kapı"  anlamına geşlen "pile" adı verilir. Bir köprü ile girilen girişin üzerinde şehrin koruyucusu "Aziz Vlaho" nun figürü bulunur.

Ploca Gate

Doğu girişi ise "Ploca Gate" den yapılır. Ploca Gate "Ravelin Kalesi" tarafından korunur.

Ölü Çanı Hisarı

Açık denize bakan tarafta yer alan büyük hisardır (üzerinde küçük bir kulübe gibi yapı bulunan hisar). İsmini Aziz Petar Kilisesi yakınında bulunan ve ölümleri duyuran çandan almıştır.

Minceta Kulesi

Dubrovnik sur sisteminin karaya bakan kısmının en mükemmel kısmında yer alan yuvarlak kuledir.Adını o tarihte kulenin bulunduğu toprakların sahibi olan Mincetic ailesinden almaktadır. İlk defa 1319 yılında yapılmış, 1453'de İstanbul'un alınması, 1463'de Bosna'nın Türklerin eline geçmesi ile ihtiyatlı Dubrovnikliler yeni tedbirler alınması gerekliliği ile çalışmaları hızlandırdı ve Minceta Kulesi şu andaki muhteşem halini alacak şekilde tekrar yapıldı.

Aziz Ivan Kalesi

Sıkça "Mulo Kalesi" olarak da adlandırılan Aziz Ivan Kalesi hakim konumu ile limanın girişini tamamen kontrol edebilen ve koruyan eski şehir limanının güneydoğu tarafında bir anıt yapılar bütünüdür.

Ravelin Kalesi

Kale belirgin Türk tehlikesi ve Bosnanın ansızın türk hakimiyetine girdiği dönemde şehrin Ploce Kapılarının doğu kara girişinde ek bir önlem oluşturmak için ayrı bir kale olarak inşaa edilmiştir (Bu arada bu kadar korkuya rağmen Türkler Dubrovnik Cumhuriyeti ticaret yolu üzerinde bulunduklarından % 2 gümrük vergisi ödemeyi kabul ettiği için olsa gerek bu toprakları hiç istila girişiminde bulunmamıştır) Kalenin ismi kale savunma mimarisinde yeni bir tür olan "rivelino" dan gelmektedir.

Bokar Hisarı

Kale savunma sistemi yapısının amaç ve bütünlüğüne en güzel örneklerden biridir. Şehrin Pila kapısının savunmasında kilit nokta olarak düşünülmüştür. Tamemen dolu silindir hacmiyle yerden yükselen ve orta çağ surlarının koruma duvarlarının önünde yükselen siper tarzında iki katlı hisar olarak gerçekleştirilmiştir. Günümüzde Dubrovnik Yaz Festivali gösterileri bu muhteşem mekanda yapılmaktadır.

Lovrijenak Kalesi

Eski şehirin karşısındaki ayrı olarak yer alan 37 m yüksekliğindeki müstakil kaledir. Batı tarafından karadan ve denizden gelebilecek tehditlere karşı büyük öneme sahiptir. İçerisinde en büyüğünün adı "Guster" olan (hiç ateşlenmemiştir) 10 top vardır.

Büyük Onofrio Çeşmesi

Büyük Onofrio Çeşmesi Pila Kapısından girince içinde bulunacağınız "Stradon" caddesinin başladığı küçük meydanda bulunur. 1438'de Dubrovnik Cumhuriyetinin şehrin su şebekesini kurması için anlaşma yaptığı Napolili Mimar Onofrio della Cava tarafından yapılmıştır.


Dalmaçyadaki Venedik şehirleri su problemini yağmur sularını biriktirdikleri sarnıçlar inşaa ederek çözümlemeye çalışırken Dubrovnik şehire su getirmeye karar vermiş. Orta Çağ için Dubrovnik'in su sistemi tamamen sıra dışı bir olaymış. Onofrio 12 km uzaklıktan Sumet adı verilen kaynaktan şehire su getirmiş. Şehire getirdiği suyu kanallar yardımı ile bölerek 2 ayrı yerde halkın kullanımına sunmuş.

Çeşmenin hertarafını kaplayan gözalıcı işlemeler 1667 depreminde tamamen zarar görmüş geriye sadece suların aktığı çeşme başlarında bulunan 16 işleme kalmış, 1991 savaşında da bunlar zarar görmesin diye çeşme tamamen kum torbaları ile örtülmüştür.

Aziz Spas Kilisesi

Pila kapısı ve Frankisten Manastırı arasında 1520'de Dubrovnik Senatosunun kararı ile Dubrovnik'de yaşanan bir deprem sonrasında, Koruyucuya bir teşekkür olarak yapılmıştır. Ön yüzdeki yazıt bu olayı anlatır. 1667 yılındaki büyük depremden zarar görmeden ayakta kalmıştır.

Aziz Klara Manastırı

Şehir surlarının yanında, iç Pila kapısının güneyinde, kadın manastırı olarak bilinen Aziz Klara Manastırı yer alır. 1434'de manastırın bir bölümünde terk edilmiş yada evlilik dışı çocukların kabul edildiği bir çocuk yurdu açılmıştır. Çocuklar 6 yaşına gelinceye kadar burada bakılır daha sonra itibarlı ailelere verilirmiş. Napolyon döneminde Fransız yönetimindeyken manastır önce cephanelik sonra ahır olarak kullanılmış.

Fransisken Manastırı

Placa'nın başlangıcında Pila kapısının solunda, yan tarafı Stradun'a (Placa) yaslanan ve kuzeye doğru Minceta'ya kadar bütün duvar boyunca uzanan büyük Fransisken Manastırı kompleksi bulunur.

Placa (Stradun)

Stradun Dubrovnik'in en önemli ortak açık alanı, caddesi, buluşma alanıdır. Bu cadde bütün kutlama ve kortejlerin yapıldığı caddedir. Old Town Dubrovnik'in merkezi ise Old Town'un merkezi de Stradun'dur. Büyük depremden sonra yeniden yapılanırken senato iki sıra taş evler ve evlerin altını dükkan olarak tasarladı. Böylece ticari hayatın devamı sağlandı. Caddenin bir ucunda Büyük Onofrio Çeşmesi diğer ucunda Luza Meydanı bulunur.

Luza Meydanı

Stradun'un diğer ucundaki meydandır. Bir zamanlar pazar yeri olan meydanda Orlando Sütunu yer almaktadır. Yine etrafında; Aziz Vlaho Kilisesi, Büyük Konsey Sarayı, Ana Muhafız Binası, Küçük Onofrio Çeşmesi, Şehir Çan Kulesi, Sponz Sarayı gibi önemli binalar yer alır.

Şehir Çan Kulesi

Saatli Çan Kulesi, 1444'de Stradun'un tam ekseninde inşaa edilmiştir. 31 m yüksekliğindeki kule Minceta Kulesi ve Orlando Sütunu ile birlikte özgürlüğün sembollerinden biridir. Çanın yanında "Zelenci" adı verilen 2 bronz figür bulunur.

Orlando Sütunu

Luza Meydanının ortasında efsanevi orta çağ şovalyesi Orlando figürü ile süslenmiş ve bir bayrak taşıyan ince uzun bir taş sütun dikilmiştir. Dikildiği 1418 yılından beri 4 asır boyunca Dubrovnik Cumhuriyetinin bağımsızlığının ve özgürlüğünün göstergesi olmuş ve Aziz Vlahonun figürü bulunan beyaz bayrağı taşımıştır. 1825'de şiddetli bir rüzgarla devrilmiş ve 50 yıl bir depoda yatmıştır. Eskiden doğuya bakan heykel tekrar yerleştirildiğinde artıkkuzeye bakmaktadır. Sağ elinin dirseği 51.5 cm ile "Dubrovnik lakatı" adı verilen uzunluk ölçüsü ile aynı uzunluktadır.

Küçük Onofrio Çeşmesi

Şehir su şebekesini yapan mimar Onofrio şehrin doğu ve batısına 2 umumi çeşme yerleştirmiştir. Pila kapısındaki Büyük Onofrio Çeşmesini daha önce anlatmıştık diğer uca da Küçük Onofrio Çeşmesi yerleştirilmiştir.

Aziz Vlaho Kilisesi

Dubrovnik şehrinin koruycusu Aziz Vlaho'nun kilisesi ilk yapımından sonra 1667 yılındaki depremde zarar görüp 1706'da bir yangında tamamen harap olunca  1715'de tekrar inşaa edilmiştir. Ortada oval bir kubbe, büyük işlemeli bir giriş ve girişin önündeki merdivenleri ile önemli bir yapıdır. Stradun'daki evlerin dış cephesinin sadeliği ile tezat olacak şekilde gösterişli cehhesi şehre hareketlilik vermektedir. Kilisenin içinde ana Altarda cam bir koruma içinde Aziz Vlaho heykeli vardır. Bu heykelde Aziz Vlaho elinde Dubrovnik şehir maketini tutmaktadır. Bu altın heykeldeki maket büyük deprem öncesi Dubrovnik'in durumu hakkında çok bilgi vermektedir. Şehrin birçok yerindeki heykellerde yada resimlerde Aziz Vlaho şehri sol elinde, bazen yoruluyordu herhalde sağ elinde:) tutmaktadır.

Sponz Sarayı

Luza'nın hemen yanında meydanın sol tarafında orjinal halini koruyabilmiş şehrin en güzel saraylarından biridir. Cumhuriyet döneminde içerisinde gümrük, banka, maliye, hazine ve cephanelik bulunmaktaydı.

Knez Sarayı

Belediye binasının hemen yanında yer almaktadır. Muhteşem mimarisi ile sadece Dubrovnik'in değil Adriatik'in önemli yapılarındandır.

Dubrovnik Katedrali

Dubrovnik Meryem Ana Katedrali 1667 depreminde zarar görünce 18.yy'da bugünkü görünümü alacak şekilde tekrar yapılmıştır. Söylentiye göre 1192'de III. Haçlı seferi dönüşünde Lokrum adası yakınında gemisinin batması sonrasında hayatta kalan İngiliz Kral Aslanyürek Richard'ın adak olarak verdiği para ile yapılmıştır. 

Dubrovnik Yaz Festivali

1950 yılından beri aralıksız 10 temmuz - 25 ağustos tarihleri arasında 33 açık hava mekanında gösteriler yapılmakta konserler verilmektedir. Bizde Luza Meydanındaki son konseri yakalama şansını bulmuştuk. 10 temmuzdaki muhteşem açılış töreni ile Orlando Sütununa festival bayrağı çekilir ve gösteriler aralıksız bitiş tarihi olan 25 ağustos'a kadar devam eder.

Aziz Vlaho Festivali

Venedik için San Marco ne ise Dubrovnik için de Aiz Vlaho o kadar önemlidir. Her yıl 3 şubatda halkın tamamının katıldığı bayram gibi bir festival yapılır. Uzak, yakın bölgelerden gelen rengarenk elbiseler içerisindeki insanların katılımı ile Aziz Vlaho'dan kalan eşyaların taşındığı göz kamaştırıcı kortej Stradun'da ilerler. Gerçekte Ermenistan'ın Sebasto kentinde bir piskopos olan İmparator Diokles zamanında işkence edilerek öldürülen Vlaho  Venediklilerin Dubrovnik açıklarında demirlediklerini ve şehre saldıracaklarını bir piskoposun rüyasına girerek bildirir ve olay gerçek  çıkıp şehir saldırıdan kurtulunca 10. yy'da Dubrovnik'in koruyucusu ilan edilir.