Hong Kong

 
 

Hong Kong ile ilk karşılaşmamız gemimizin saat 06:00 civarı Hong Kong kanalına girişi ile başladı.Uzaktan dahi Hong Kong’un görünüşü etkileyici idi.Ancak esas muhteşem görüntü ile Victoria Körfezine girince başbaşa kaldık.


Hong Kong 1842’den 1997 de Çin’in özel bir bölgesi olarak Çin’e katılmasına kadar İngiliz Kolonisi olarak yönetilmiş. İngiliz-Çin hükümetlerinin vardığı özel anlaşmaya göre Hong Kong 2047’ye kadar savunma ve dışişlerinde Çin’e bağımlı olarak kalacak ancak iç işlerinden kendi sorumlu olacak.  Hong Kong 2047’den sonra ise tamamen kendi başına kalacak. Şu andaki 2’li sisteme göre dışarı ile ilişkiler Çin tarafından düzenlenirke içeride polis, gümrük, adalet gibi sistemlerini Hong Kong kendi yürütüyor. Ama dışişlerinde de kısmı özerk örneğin Çin TC vatandaşlarına vize uygularken Hong Kong vize uygulamıyor.


















Hong Kong’a (HK) varır varmaz içerisinde her türlü döküman ve bilgilerin bulunduğu çantalarla Turizm Bakanlığı çalışanları sizi karşılıyorlar. Bu dökümanlardan önceden hazırlanmamış olmasanız bile görülecek yerler, tur satın alınabilecek şirketler hakkında çok kısa zamanda bilgi sahibi olabiliyorsunuz. İsterseniz Turizm Bürosu yetkilileri tur satın almak istediğiniz şirketler hakkında ve turlar hakkında öneriler bulunuyor ve isterseniz orada bilet satışını yapıp sizi tura katılacağınız noktaya yönlendiriyor. Bu bilgilerde de görüyorsunuz ki HK’da çok iyi bir metro ve feribot ağı var. Taksi ücretleri pahalı değil ve çok sayıda tur şirketi ve sightseeing şirketi çok disiplinli olarak çalışıyorlar. Özetle bu şehiri dolaşmak pahalı da değil zor da değil.



Biz sabah 08:30 da turizm bürosuna gittik. Aklımızda bir tur programı vardı ve bu programı uygulamak konusunda fikirlerini almak niyetinde  idik. Ancak Büro görevlisi daha makul fiyata aynı noktaları içeren bir tur olduğunu ve turun 15 dk sonra kalkacağını söyleyince hemen bu turu satın aldık (splendid tour, 320 HKD, 5 saat) ve 5 dk’lık mesafedeki turun kalkış noktası olan “Marco Polo Otel” den tura katıldık. Turun ilk durağı tabii ki “Victoria Peak” idi. HK’a gelen her turistin belki de ilk yaptığı iş “Victoria Peak”a çıkmaktır.  HK “Kawloon” ve HK Island” olamk üzere 2 ayrı kısımdan oluşuyor. “Kawloon” ana kara kısmı iken “HK Islan” adı üzerinde olduğu gibi şehirin ada üzerinde kurulu olan kısmı. “Victoria Peak” “HK Island” ın en yüksek noktası doğal olarak hem “Kawloon” daki hem de “HK Island” daki gökdelenler çok süper bir manzara oluşturuyor. Burada yaklaşık 20 dk civarında kalmanız gerekli manzaranın tadını çıkarmak ve foroğraf çekmek için yeterli oluyor. Tabiiki tepedeki restaurantlarda güzel yemekler yemek ve daha uzun zaman geçirmek size kalmış. Biz Victoria Peak’e tur fimasının otobüsü ile gittik ama genelde “Peak Tram” denilen tramway kullanılıyor buraya gitmek için.  Peak Tram istasyonu “Peak Tram Terminus” olarak adlandırılıyor  ve “Garden Road” üzerinde. Biz Victoria Peak’deyken rehber uzun süredir bu kadar açık bir hava ve iyi bir manzara olmadığını söyledi. HK’da nemli bir hava hakim ve genelde sis yoğun oluyor. Victoria Peak’a çıkıp elinizin boş dönme olasılığı çok çok fazla. Özellikle bahar aylarında yoğun sis nedeni ile iyi bir mazara beklememeniz gerekiyor. Victoria Tepesi aynı zamanda şehrin en pahalı bölgesi. HK  çok kısıtlı bir alana kurulu olduğu için yer sorunu var. Genelde gökdelen şeklinde residence’lar görüyoruz. Burada 80 metrekare bir evin fiyatı 10.000.000 HKD. Hong Kong’da bu bölgede ev sahibi olmak statü göstergesi. Bu arada HK’da otomobil,sigara, içki ve benzinin ekstra pahalı oluğunu öğrendik. Bu kalemlerin dışındaki günlük yaşam için gerekli şeyler ucuz ama bu 4 kalemden uzak durmanız gerekiyor. Örneğin markasız giyim çok makul fiyata ama dünyanın en lüks markalarının inanılmaz fiyatlardaki butikleri de HK’da aynı cadde üstünde onlarcası olmak üzere sıralanıyor. Aynı cadde üzerinde 2 Channel, 2 Rolex mağazası çok normal.

















Gezimizin 2. ayağı “Abardeen Fishing Village”  İngiliz Kolonisi olduğu için Victoria, Abardeen gibi İngiliz isimlerine rastlamak çok normal. Bu bölge şehir içerisinde kalmış  ve halen balıkçılıkla yaşayan bir kasaba. Burada tekne turu yapmak moda yarım saatlik tekne turları 55 HKD ye yapılıyor. Tekneler balıkçılık yada ev amacı ile kullanılan diğer teknelerin arasında dolaşıyor. Bu esnada teknelerin üzerinde deniz ürünlerini güneşte kurutan balışçıları da görme fırsatınız oluyor. Burada “Jumbo” isimli dev bir yüzen restaurant mevcur. Turistik aktivitelerden birisi de bu restaurantta yemek yemek. Biz burada iken karnımız tok olduğu için başka bir sefere bırakarak yola devam ettik.


HK’da sonraki durağımız ise adanın arka tarafındaki plajlar. Köpekbalığı saldırıları nedeni ile tel kafesle çevrelenmiş ve sarı şamandıralarla işaretlenmiş bölge içinde yüzmeniz gerekiyor. Etraftaki adalarla birlikte bu bölge gerçekten güzel manzaralar oluşturuyor. Vakit darlığı nedeni ile denize girmeyi çok istememize rağmen gerçekleştiremedik. Burada biraz manzaranın tadını çıkardıktan sonra bu bölgeye yakın olan “Stanley market” adındaki turistik çarşıya doğru yola çıktık. Şehirden “Stanley Market” e gitmek için 9 nolu otobüsü kullanabilirsiniz (9 HKD), eğer taksi ile giderseniz yaklaşık 110 HKD tutacaktır. “Stanley Market” hediyelik eşya satan mağazalardan, kıyafet satan mağazalara kadar birçok mağazanın yer aldığı karışık bir açık pazar. Bizim bu pazarda ilgimizi en çok sanat galerileri çekti. Yağlı boya tablolar ve el yapımı değişik sanat eserleri hem makul fiyatlı hem de çok güzeller. Bu pazarda 2-3 saat geçirebilirsiniz.


















Bundan sonraki aktivasyonumuz her turistin olduğu gibi saat 20:00 de başlayacak olan “Symphony of Lights” ı seyretmek üzere “Kawloon” a “Avenue Stars” a gitmek. HK’da her gece saat 20:00 de HK island kısmındaki 40 gökdelene yerleştirilen ışıklandırmalar ve laser ile bir gösteri yapılıyor 15 dk süren bu gösteri en iyi “Kawloon” da “Aveune Star” dan izleniyor. Gösteriye ses de eşlik ediyor ama açıkcası ses güçlü değil pek duyulmuyor eğer yanınızda radyonuz varsa fm 103.4 den bu yayını dinlerseniz daha etkileyici olabilir. Özel günlerde bu ışık gösterisine havai fişeklerde ekleniyor ve muhteşem bir tablo ortaya çıkıyor. Her akşam saat 20:00 de yapılan gösteri de ama abartılacak kadar değil. Çünkü gösterisiz hali ile de gökdelenlerin gece görüntüsüne doyulmuyor. Gösterinin en iyi izlendiğini söylediğimiz yer olan “Avenue Stars” Hollywood’daki gibi Uzakdoğulu yıldızlara ayrılmış ve herbir yıldız için bulvara bir metal yıldız yerleştirilmiş bir yaya bölgesi. Bunlardan en ilgi çekeni ve herkesin fotoğraf çektirdiği “Bruce Lee” ve “Chakie Chan”a ait olanları. Yıldızların el izleride betona gömülmüş durumda. Cadde Bruce Lee’den sonra yapıldığı için onun sadece yıldızı var el izi yok. 


















“Kawloon” ve “HK Island” arasındaki ulaşım “Star Ferry” adı verilen feribotlarla ve tünelle yapılıyor. “Star Ferry” yaklaşık her 10 dk da bir kalkıyor ve çok ucuz (Otomatlardan 1.90 HKD karşılığında plastik jetonlar alarak biniyorsunuz). Tünel yapılmadan önce sadece Star Ferry varmış. Hava kötü olduğunda Star Ferry çalışmıyor ve ada ile olan bağlantı kesiliyormuş. Böyle havalarda kaçamak yapmak isteye erkekler bu bahaneyi kullanıyorlarmış. Bu nedenle tünele “No excuse Tunnel” adı veriliyor.



HK’un kendine özel olaylarından biri terzileri. 1 takım elbise, 2 gömlek vs. diye setler şeklinde dikim yapıyorlar ve 2 günde teslim ediyorlar. Bu terzilerin bazıları dünya çapında meşhur.


HK’a kadar gelip denemeden dönmemeniz gereken birşeyde kesinlikle masajdır. Özellikle “refleksoloji” çok yaygın burada. Genellikle 1 saat masaj 130 HKD refleksoloji ise 40 HKD civarı.


Bizim fazla vaktimiz olmadığı için “Ladies Market”, “Jade Market”, “Hollywood Road”, “Man Mo Temple”, “SoHo”, “Golden Bauhinia Square”, “Ocean Park”, “Apliu Street Flea Market”, “Temple Street Night market”, “Bird Garden”, “Clock Tower”, “Sik Sik Yuen Wong Tai Sin Temple”, “Nan Lian Garden”, “Lei Yue Mun Seafood Bazaar”, ”Ching Chung Koon”, “Giant Buddha” gibi mutlaka görülmesi gereken yerleri bir sonraki seyahatimize bırakıyor ve buraya tekrar gelmek için kendimiz bahane yaratıyoruz.


Hong Kong hakkında bazı kısa bilgiler:


Çin’de olduğu gibi burada da 8 uğurlu rakam. Bie apartmanın 8.katı veya 8 nolu daire diğerlerinden pahalı oluyor. 4 ise ölüm anlamına geliyor ve kesinlikle uğursuz. Bu nedenle bazı apartmanların 4. katı yada 4 nolu dairesi hiç olmuyor ve 3 den direkt 5 e atlıyor. Uğurlu renk ise kırmızı.


Hong çincede “frequent”, Kong ise “harbour” anlamına geliyor.



Hong Kong hakkında faydalı bir site: www.discoverhongkong.com