San Diego

 


Los Angeles-San Diego arasındaki otoyol; Cambria-Los Angeles arasında olduğu gibi çok yoğun bir trafiğe sahip. Çok fazla şerit olmasına rağmen yine de çok yoğun. Bu yol üzerinde bizi rahatlatan uygulama araçta 2 ve daha fazla kişi olan araçlar için bir şeritin ayrılmış olmasıydı. En sol şerit bu araçlara ayrılmış durumda. Bu şerite carpool deniyor ve içinde tek kişi olan araçların girmesinin cezası 431 $. Burada sollama ve şerit kollama derdi olmadığı için nispeten daha rahat oldu.


Los Angeles'dan çıkarken navigasyon cihazımızla ilgili bir sorun nedeni ile sadece 1 dakikalığına emniyet şeridinde durduk ki eli tabancasında bir polis camda bitiverdi. Aklınızda olsun eğer polis sizi durdurursa kesinlikle araçtan inmemeniz gerekiyor. Onların size gelmesini bekliyorsunuz. Bir kişi cama gelirken diğeri de araçtan inip arkadaşını kolluyor. Neyse ki bizim polisle olan muhabbetimiz uzun sürmedi derdimizin cihazla ilgili olduğunu söyledik o sırada navigasyon ayarımızı da yaparak yola devam ettik birşey demediler ama kısa süreli bir heyecan yaşadık :)


San Diego'nun Amerikadakı ünvanı; Finest City yani buraya en güzel şehir diyorlar. Gerçekten San Diego'nun birçok avantajı var. Büyük bir şehir ama LA gibi metropol havasında değil, trafik sorunu yok, hayat çok basit ve kolay. Buna ilaveten çok güzel bir havası var. Hiçbir zaman çok soğuk olmuyor. Sıcak zamanlarda bile güneş batınca bir serinlik oluyor, nem de yok. Bu açıdan bize Ankara'nın tek sevdiğim yanını yani havasını hatırlattı. San Diego'da yapacak çok aktivite ve görülecek çok yer var. Bunların başında “Sea World” geliyor. Burası çok büyük bir alana kurulu su parkı ile deniz canlılarını birlikte görebileceğiniz bir park. Roller Coster'dan tutun Katil Balina gösterisine kadar sizi eğlendirecek birçok şey bulabilirsiniz. Giriş 73$, eğer çocuğunuz varsa burada tam bir gün harcamanız çok olası. Biz yarım gün ayırdık.


Eğer bir gününüzü "Sea World"e ayırdıysanız diğer bir gününüzü de "San Diego Zoo" ve "Safari Park" larına ayırmaya hazır olun. San Diego hayvanat bahçesi hayvanların çeşitliliği ve doğal hayatlarındaki ortamlarına yakın ortamların yaratılmış olması ile ünlü. Amerikada Panda olan 4 yerden birisi burası, doğudaki ise tek yer. "Safari Park" da hayvanları gerçek bir Safari'deymiş gibi gözlemleyebiliyorsunuz. Hayvanat Bahçesine giriş 42 $ ama Safari Park'da bilet fiyatları çok farklı. Çok farklı bir sürü opsiyon sunuyorlar. Bu opsiyonların içeriğine ve VIP özelliğine göre biletinizin fiyatı 42 $'dan başlıyor 550 $'ı bulabiliyor.


Biz hayvanat bahçesi biletimizi otelden aldık. Oteller bilet gişesine göre daha avantajlı biletler sunabiliyorlar. Aldığımız bilete 42 yerine 38$ ödedik, bilet fiyatına içeride kullanacağınız Express Bus, Guided Bus Tour ve Skyfari dahildi. Çok fazla günümüz olmadığı için biz buraya da yarım günümüzü ayırdık.


Eğer su ile eğlence ya da hayvanat bahçesi ilgimizi çekmez derseniz; Pasifik boyunca birçok plaj sizi bekliyor olacak. Bunların başında “Mission Beach” ve “Ocean Beach” geliyor. Bize otelimiz Mission Beach'i tavsiye etti ve oraya gittik sonuçtan memnun kaldık. Pasifik'in heryeri gibi burası da dev dalgaları olan bir plaj. Eğer dalga istemiyorsanız okyanus burada bir lagun şeklinde içeri girdiği için “Mission Park” 'dan biz göl sakinliğinde denize girebilirsiniz.


Gece olduğunda iyi vakit geçirebileceğiniz iki merkez var denilebilir. Bunlardan ilki old Town, diğeri ise Gas Lamp Quarter;


“Old Town” sanki eski bir Meksika kasabası; mağazalardan restaurantlara kadar herşey o görünümde, burada vakit geçirmek çok eğlenceli. Buradaki her mağazaya tek tek girip gezmelisiniz. Yemek zamanı geldiğinde ise ilk favorimiz "Casa de Reyes" olacak. Burası için mutlaka sıra beklemelisiniz ama inanın beklediğinize değecek (1 fajita, 1 karışık meksika yemeği tabağı, 1 sürahi margharita; 55 $) ikinci tavsiyemiz ise "El Patio" burası da canlı müzik eşliğinde güzel meksika yemekleri yiyebileceğiniz bir yer (2 karışık meksika tabağı, 2 margharita; 36$) karışık meksika tabağından kastımız şu. Menüdeki enchelida, roll gibi 3 yemeği seçerek bir tabak  yapabiliyorsunuz.


Bir öğleden sonranızı şehrin limanı olan “Embarcadero” 'ya ayırmalısınız. Burada “Seaport Village” adında bir kompleks bulunuyor. Burada çok sayıda restaurant, mağaza ve park alanı bulunuyor. Limanın en iyi manzarası da burada. Buraya mutlaka 1-2 saatinizi ayırmalısınız. “Midway” uçakgemisi bir müze olarak limanda demirli bulunuyor. Buradan gemiyi uzaktan görebiliyorsunuz. İlginizi çekerse bu gemiyi de ücretli olarak gezebilirsiniz. Ayrıca Embarcadero'dan kalkan 1 ya da 2 saatlik körfez gezileri var isterseniz bunlara katılabilirsiniz.


“Gas Lamp Quarter”  ise şehrin modern kısmında bir bölgeye verilen isim ama buranın da merkezi "5.Street". Burası ise tam tersi çok modern ve sosyetik, piyasası çok yüksek bir yer. Çok kaliteli ve pahalı restaurant ve mağazalar yan yana dizilmiş durumda. Özellikle güneş battıktan sonra ve mümkünse hafta sonu bir gece burada bulunursanız piyasanın "top" olduğu anları yakalayabilirsiniz.


Şu ana kadar yazdığımız yerler genel olarak San Diego'nun "must to see" katagorisinde yer alan her turistin gittiği yerlerdir. Ancak San Diego'da gizli birçok güzel yer var. San Diego'lu nerelerde yaşar ve nerelerde güzel zaman geçirir bunu öğrenmek isterseniz navigasyonunuzu "59 miles Scenic Route" a ayarlamanız lazım. Bu rota sizi San Diego'da görülmesi gereken yerlere tek tek götürecektir. Haritayı bu isimle tarayarak internetten indirebilirsniz ama haritayı takip ederek gezmeniz pek mümkün değil. Bu haritayı rota olarak bizim yaptığımız gibi rota olarak işlemeniz gerekir. Aynı uygulamayı San Francisco'da "49 Mile" rotası için de yaptığımızı yazmıştık.


Çok sevdiğimiz ama ayrılmak zorunda olduğumuz San Diego'dan sabah vedalaşarak Las Vagas'a geçecegiz. Çok memnun kaldığımız otelimiz "Old Town Inn" den ayrılıyoruz. Otelimizden çok memnun kaldık çünkü çok merkezi bir konumu, gayet güzel odaları, free internet ve otoparkı, çok sıkı kahvaltısı, havuzu, free çay kahve ikramı vardı. Otelimiz için vergi dahil double odaya günlük 128$ ödedik. Zamanı gelmişken vergi konusundan da bahsedelim. Amerika'daki tüm fiyatlar vergi hariçtir. Etikette yada otelde gördüğünüz fiyatlara mutlaka vergi eklenecektir. Vergi aldığınız ürüne ya da hizmete, eyalete, şehire göre değişir ancak %1,5 ila %12,5 arasında olduğunu söyleyebiliriz.


Made on a Mac