Santiago
 
 


Şili dünyada eşi olmayan bir geometriye sahip. Ülkenin uzunluğu 4.350 km iken eni sadece 180 km (maksimum 350 km, Puarte Natales’de 15 km).  17 milyonluk Şili’nin 7 milyonunu barındıran başkent Şili doğal olarak tam bir büyük şehir. Aynı amanda birçok üniversiteye de ev sahipliği yapan şehrin dinamik genç bir kitlesi var. Metrosu ve her büyük şehir gibi trafiği var. New York’dan daha fazla taksi (sarı siyah) çalışıyor Santiago’da.

Eski şehir 1541 yılında kurulmuş ama şehir bir deprem bölgesinde olduğu için maalesef çok fazla eski yapı yok.

                          

                              


Şehirin geneli dümdüz bir yapıya sahip 2 adet tepe var; bunlardan birisi Sanra Lucia tepesi. Buraya yürüyerek çıkarsanız şehri hakim bir konumdan izleyebilirsiniz. Diğer tepe 22 metrelik “Lekesiz Bakire Meryem” (Virgen de la Immaculada) heykelinin olduğu “Cerra San Cristobal” tepe burası “Santa Lucia” yı da yukarıdan görüyor. Buraya çıkmak için bir “funicular” var onu kullanabilirsiniz yürümek için fazla yüksek (15 dakikada 1 ve 1.750 peso gidiş dönüş). Buradan sonra bir de teleferikle bir gezi var ama biz orada iken bozuktu.

Şehrin kurucusu “Pedro de Valdivia” tarafından ilk olarak düzenlenmiş olan şehrin ana meydanı “Plaza Armas”.İlk kurulduğunda Vali Sarayı, Hükümet Binası, Katedral, Pazar yeri buradaymış ve  Boğa güreşleri ve festivaller burada yapılırmış. 4.5 asır sonra meydan değişime rağmen aynı özellğini koruyor.Bu meydana bakan en önemli yapı aynı zamanda şehrin de en eski yapılarından; “Cathedral”.  Şehre ilk gelen İspanyollar tarafından yapılmış ama zamanla zarar görmüş ve yenilenmiş. Bugünkü Katedral aynı yerde yapılan 5. Katedral. İlk Yapı Picunches ayaklanmasında, diğer 3 Katedral 1552, 1647 ve 1730 depremlerinde tamamen yıkılmış. Süslü çan kulelerine sahip son katedral 1780 yılında İtalyan mimar “Toesca” tarafından yapılmış. Heybetli taş yapı neo-klasik ve barok özellikler taşıyor. Toesca bu yapıdan sonra Başkanlık Sarayı “La Modena” gibi eserlere de imza atmış. İçerisi gerçekten çok görkemli mutlaka zaman ayırmalısınız. Cathedral’in hemen solundaki beyaz eski bina eski “Valilik binası” ama şu anda merkez postane olarak hizmet veriyor. Onun yanındaki ev mahkeme (şu an tarih müzesi), onun yanındaki ev de “Santiago Belediye binası”.


                               


Mükemmel bir simetriye sahip “La Moneda” (bozuk paraya verilen isimdir) 1805 yılında mimar “Toesco” tarafından yapılmış. İlk olarak kraliyet ailesi için yapılmışken sonradan 1848 de Manuel Bulnes’le başlayarak Şili devlet başkanları tarafından kullanılmış. En son 1958’deCarlos Ibanez del Compo tarafından kullanılmış. Şu anda ise hükümet binası; başkan burada çalışabiliyor ama oturmuyor. 1973 yılında Başkan Allande de bu Sarayda öldürüldü. 

Plaza de Armana’dan kuzey yönüne doğru “Pasao Ahumada” yı takip ederseniz bu yol sizi şehrin önemli yapılarından biri olan “Mercado Central” e götürür. Burası şehrin tarihi balık, sebze ve meyve pazarı. İçerisinde restaurantlarda var. Ancak saat 17:00 de kapanıyor. Turunuza mutlaka dahil etmelisiniz.

“Mapoco Nehri” ile “Cerra San Cristobal” tepesini arasında yer alan “Bellavista” ağaçlıklı caddelerin arasında sıralanan parlak renkli evleri ile şirin bir kasaba görünümünde. Şehirin önemli hareket merkezlerinden birisi; Bellavista bölgesi. Buradaki caddelerden “Pio Nono” daha çok parasız üniversite gençlerinin müşterisi olduğu cafe ve publarla doluyken hemen paralelindeki cadde olan “Constutucion” ise kaliteli bar ve publarla dolu. Bu bölgede ki “Patio Bellavista” adındaki bir avlunun çevresinde cafe-restaurant ve dükkanların yerleşmesi ile oluşmuş alan ise en popüler yer. Bir dönem burada yaşamış olan Nobel ödüllü Şili’li şair ve yazar Pablo Neruda’dan sonra bohem sanatçı ve yazar nüfusu bu bölgede yogunlaşmış. Pablo Neruda’nın evi (3 evinden adı adı “Chascona” olan, diğerleri Valparaiso ve Isla Negra’da) müze olarak gezilebiliyor (3.000 peso)


                             


Yemek işleri

Eğer evinizde hafta sonu BBQ yapıyorsanız buna “Asado” deniyor. Eğer restaurantta iseniz bunun adı “Parrillada” oluyor. Parrillada genel ızgara demek bu et yada tavuk olabilir.

Çok sık yenilen ve en pratik yemek alternatifi bir tür börek olan (çiğ böreğin fırında yapılanını düşünün) “Empenada”. Empenada sebzeli, etli, tavuklu yada peynirli olabilir.

Eğer ızgara yiyecekseniz etin en iyi yerinin adı “Lomo” dur. Mutlaka Lomo isteyin. Tadına doyamayacaksınız. Türk alışkanlığı nedeni ile içi kırmız gelmesin istiyorsanız “well done” istemelisiniz.

“Mandioca”;  patates benzeri bir sebze; patates gibi servis ediliyor.

“Sopa” yani çorba: kabak ve soğan çorbası sipesyalleri.

“Ceviche”; çiğ balığın limon suyunda bekletilmesi ile yapılan bir giriş yemeği. Çok lezzetli ve popüler. Sushi yiyen biriyseniz tam size göre.

“Pisco sour”; limon, yumurta akı ve moscatel üzümünün distile edilmesinden elde edilen pisco

ile yapılan geleneksel içecekleri. Çarpar ona göre…

“choriso”: kuzu kaburgası

“dulce de leche”; sütlü karamel. Her formda olanını bulmak mümkün.

Ulaşım

Santiago havaalanı  arturo benitez  26 km uzaklıkta şehre. Şehre minibüs ve otobüs alternatifleri var yada taksi alternatiflerin fiyatı 1.400-15.000 peso arasında değişiyor.

Taksiler sarı-siyahtır.

 
Hiç beklemediğimiz bir şekilde Santiago bize çok iyi vakit geçirtti...Mutlaka yolunuz bu güzel şehire düşmeli...


Santiago