Saraybosna

 
 

Sarajevo


Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki Balkanlar bölgesinde Osmalı'nın izlerinin olduğu çok yer var ama Saraybosna gibisi yok. Hiristiyan ile müslümanı bu kadar iç içe görmemiştik; kiliseler ile camiler duvar duvara yaslanmışçasına birbiri ile ilişkide. Tarih içerisinde birbirine zıt kültür ve uygarlıklar burada karşı karşıya gelerek çarpışmışlar ve her seferinde barışmış ve birleşmişler. Tarihi boyunca doğu ile batının arasında kalarak birçok savaşa sahne olmuş olan Sarajevo (Saraybosna) yakın tarihindeki inanılmaz trajedinin izlerini sarmaya çalışıyor. Sarmaya çalışıyor diyoruz ama bir o kadar da yaşadıklarından iz yok insanların yüzlerinde. Yaşananlar şaşırtıcı bir şekilde Saraybosnalıların düşünce ve davranışlarını olumsuz etkilememiş. Onlar da hala başkasına karşı güvensizlik ve müsamahasızlık göremiyorsunuz. Aksine sonuna kadar kapılarını açmış bir şehir ve sabırlı, hoşgörülü bir halk ile karşılaşıyorsunuz. Başkalarıyla ve farklı şekilde yaşamaya alışmış ve ortak bir dil bulmuşlar. Müslüman, katolik, ortodoks ve musevi mezarlıkları bazı yerlerde aynı yerde bazı yerlerde ayrı yerlerdedir. Bu mezarlarının aynı yerde olması kolay görünür birşey değildir. Bu nedenle birçok gezgin Sarajevo'nun avrupanın Kudüs'ü olduğunu defalarca yazmıştır.Sarajevo kimseye dar gelmeyecek kadar büyük, herkesin kendini içten ve iyi hissedeceği kadar küçük bir şehirdir. 


Sarajevo'yu dünyada önemli kılan olay I.Dünya Savaşının çıkış sebebi olarak bilinen; Avusturya-Macaristan veliahtı Arşidük Franz Ferdinand'ın ve karısı Sofia'nın burayı ziyaretleri sırasında suikast ile bir Sırp genci tarafından öldürülmesidir. Bosna Hersek hiçbir suçu olmadığı halde Avusturya-Macaristan tarafından işgal edilmiş ve tarihe bu suikatın yapıldığı yer olarak geçmiştir.


Duvarlarda "Unutma ..Unutturma" yazılarını sıkça görüyoruz. Unutmamamız gereken acaba Bosnalı kızların güzelliği mi? diyoruz...Keşke öyle olsaydı; Modern zamanın en büyük trajedilerinden birine yine Sarajevo sahne olmuştur. Sosyalizmin yıkılmasını takiben 1992 yılında yapılan referandum ile Bosna-Hersek bağımsızlığını ilan etmiş 1 ay sonra da uluslararası olarak bağımsızlığı kabul görmüştür. Bunu takiben dağlardan şehirlere yapılan bombardıman ve 3.5 yıl sürecek Sırp-Karadağ saldırısı başlamıştır. Saraybosna Yugoslav Halk Ordusu üyeleri ve şehirdeki eli sialh tutan sırplar tarafından enkaz haline getirilmiştir. Sarajevo 1425 gün işgal-kuşatma altında kalmış 1.600'ü çocuk 11.000 Bosna'lı öldürülmüştür. Bunun bir kısmı toplu katliamlar şeklinde olurken bir yandan da keskin nişancılar ile şehirlerde rastgele Bosnalılar öldürülmüş bu korku ortamında insanlar ekmek almaya evinden çıkamaz hale gelmiştir. 1995'de yapılan Dayton Barış anlaşması ile Bosna-Hersek Cumhuriyeti ve Sırp Cumhuriyeti olarak ikiye ayrılmış daha sonra Sırbistan içinden de Karadağ bağımızlığını ilan etmiştir. Sırbistan tarafından Karadağ tanınmamaktadır.


Abideler Bulmacası


Saraybosna'da görülmesi gereken gerçekten oldukça fazla sayıda eser vardır. Ancak bunların büyük bir alana yayılmamış olması eserleri bulmayı ve gezmeyi kolaylaştırmaktadır.


İmparator Camii


Saraybosnalıların isteği üzerine Muhteşem Süleyman (Kanuni Sultan Süleyman) tarafından 1566 yılında yaptırılmıştır. Sekizgen şeklinde minaresi Bosnanın en iyilerindendir.


Başçarşı Camii (Durak Hoca Camii)


1528 yılında Durak Hoca tarafından yaptırılmıştır. Çarşının içerisinde olduğu için kendine ait mezarlığı yoktur. Avluda küçük bir şadırvan vardır. 1866 yılında yapılan onarımla ilgili bir yazı caminin girişinde bulunur.


Gazi Hüsrev Bey Camii (Bey Camii)


Bosna Sancak Beyi Gazi Hüsrev Bey tarafından 1531 de yaptırılan camii Sarabosnadaki en önemli islami yapıdır. Etrafında; mektebi, şadırvanı, muvakithanesi, abdesthanesi, türbeleri bulunur. Tam karşısında annesi Selçuk Sultan'a adanmış ithaf edilen Kurşunlu Medrese  bulunur. Külliyede oniki çalışma odası ve bir dersane bulunur. Kurulduğunda bilimsel açıdan avrupa üniversiteleri ile aynı ayardadır.Hemen yanında Ay zamanına göre çalışan bir Saat Kulesi bulunur. Bu saat güneş batarken saat 12'yi gösterir. Beş vakit namazın saatlerinin bilinmesine duyulan ihtiyaç nedeni ile Osmanlı Şehirlerinde belli bir zaman sonra saat kulesi inşaa edilmeye başlanmıştır. Saraybosna'daki en iyilerindendir. 1541 yılında ölümünün ardından camiinin sol yanında türbesi yapılmıştır.


Bosnanın bu sancak beyi kendisine ait olan oldukça büyük tüm zenginliğini Saraybosnaya miras bırakmış inşaa ettirdiği yapılarla Saraybosnayı Osmanlı İmparatorluğunun en güzel şehirlerinden biri yapmıştır. Yaptırdığı yapılar arasında Bey Camii, Hamam,  Bezistan, Kurşunlu Medrese, Taşlı Hanı, Derviş Tekkesi, İmaret, Misafirhane vardır. Kendi kurduğu vakfı ayakta tutmak için 200 dükkan yaptırmış ve buradan gelen gelirlerle yeni yapılar yaptırmıştır. Moriça Han, Saat Kulesi ve ilk Hastane bunlardan bazılarıdır.


Morica Han


Vakfın gelirleriyle 16 yy'ın sonlarında Kolabara Hanın (şu anda sadece tek duvarı vardır) karşısına yapımıştır. 45 x 39 m boyutları ile ayakta kalmış tek handır. Güzel bir avlusunda şu an bir restaurant ve dükkanlar vardır.


Gazi Hüsrev Bey Hamamı


Umuma ait olan bu etkileyici hamam 1531 yılında yapılmıştır. Kadınlar ve erkekler için ayrı olan bölümlere daha sonra yahudilerin arınma törenleri için bir bölüm eklenmiştir. I.Dünya savaşından sonra işlevini yitirmiş, II.Dünya Savaşından sonra ise kumarhane ve gece kulübü olmuştur. Bugün ise Boşnak Enstitüsü kontrolünde olan saygın bir yapı konumundadır.


Başçarşı


Orta çağdan veri var olan başçarşı uzak köylerin ticaret merkezi aynı zamanda diğer Osmanlı illerine ürünler üreten sanatkarların ikamet merkezidir. Çarşı 16. yy'da zirve günlerini yaşamıştır. Balkan coğrafyasının merkez çarşısı olduğu bu yıllarda 80 değişik zanaatkarlığa ev sahipliği yapmıştır. Sokalar sanatkarların yaptıkları işler ile anılmaktaydı; kazancılar, yorgancılar gibi. Çarşının genel kullanımı için; camiiler, bezistan, hanlar, kervansaraylar, hamamlar, din okulları ve tekkeler, çeşmeler ve şadırvanlar yapılmıştır. Şehire o kadar zengin tüccarlar gelirmiş ki; tüccarın kervanının başını çeken insanlar şehirde dinlenirken sondakiler şehirin en doğu kapısı olan Keçi Köprüsünde bulunurlarmış. Bu localara ayrılmış yapıdan şu anda sadece "Kazancılar Sokağı" kalmıştır. Sırplar "her kafa başına bir bomba" sloganı ile yola çıktıklarından atılan bombaların malzemesi ironik bir biçinde Bosnalı sanatkarların malzeme, ham madde ihtiyacını karşılamış, "her kafa başına bir bomba" dan fazlası atıldığı için sanatlarların malzeme sıkıntısı olmamıştır.


Başçarşı Sebili


Osmanlı döneminin sonunda gerek Osmanlı gerek zenginler gerekse sıradan vatandaşlar tarafından bazen bir ağaç altına bazen camii duvarına bazende tek başına yaptırılan sebil'lerin sayısı 156 ya ulaşmıştır. Şu anda bu sebillerden geriye sadece "Başçarşı Sebili" kalmıştır.Bu sebil ilk defa 1753'de yapılmış, 1891 yılında endülüs izleri taşıyacak şekilde tekrar yapılmıştır.


Bedestenler


Osmanlı döneminde sadece büyük şehirlerde inşaa edilen bedestenlerden Saraybosnada 3 tane inşaa edilmiştir. Gazi Hüsrev Bezistanı ve Rüstem Paşanın Brusa Bedesteni (Bursa Bedesteni) günümüze kadar gelmiştir. Gazi Hüsrev Bezistanı çarşı içerisinde ve benzer amaçla kullanılırken, Brusa Bedesteni saraybosna Müzesinin kolleksiyonunun bir kısmına ev sahipliği yapmaktadır


Muzicki Paviljon


Askeri bandonun konser vermesi amacı ile 1911 yılında "Atmejdan" (At Meydanı) parkına 1913 yıllında yapılan yapı 1941 ve 2004 yılında 2 defa daha yapılmıştır.


Köprüler


Bazıları metal bazıları taş olmak üzere Saraybosnada birçok köprü bulunur. Osmanlı döneminde inşaa edilen 7 taş köprüden bugüne 3'ü kalmıştır.


Sehercehajina Cuprija (Şehir Kahyası Köprüsü)


Başçarşı tarafında 1540 yılında inşaa edilen köprü birkaç defa değişikliğe uğramıştır. İlk yapıldığında 5 kemerli, 4 ayaklı  olan köprünün 19.yy da nehir kenarı kıyı düzenlemeleri sırasında kemerlerinin bir duvar içerisnde kalmıştır. Şu an 4 kemerlidir.


Latinska Cuprija (Latin Köprüsü)


Yukarıda bahsettiğimiz I.Dünya savaşını çıkaran suikast olayının gerçekleştiği yer olara bilinir. Bu köprüde diğer köprü ile aynı kaderi paylaşarak 1 kemerini kaybetmiştir. Adını bir zamanlar halk tarafından "latinluk" olarak bilinen esasen "frenkluk" olan Katolik mahallesinden almaktadır. Köprü ilk olarak ahşaptan yapılmış, daha sonra 1565'de taştan yapılmış son olarak 1798'de Hacı Abdullan Briga'nın finansa etmesi ile yapılmıştır.


Keçi Köprüsü


42 m uzunluktaki bu körü Şehirin doğu kapısındadır. Diğer köprüler taş yan kenarlıklarını kombardımanda kaynetmiş ve tekrar yapılmıştır. Keçi köprüsünün kenarlıkları ise orjinaldir.



Osmanlı eseri olmayan batılı yapılar


Muzej Sarajevo (Saraybosna Müzesi)


Anlattığımız ünlü suikast'ın nasıl olduğunu anlata ve o suikast ile belgeleri sergilendiği bir müzedir. Tavsiye ederiz.


Vijecnica (Belediye Binası)


Avusturya-Macaristan döneminin en önemli yapısıdır. Biz burada iken (2011) büyük bir rastorasyonda idi ve üzeri tamamen örtülü idi. Fotoğrafarından görkemli bir yapı olduğunu gördük o kadar. Bina 1894'de yapılmış. 1949 yılında buraya paha biçilemez değerde eşi benzeri olmayan kitap ve el yazmaları ile birlikte kütüphane ve üniversite taşınmış. 1992 yılındaki Sırp bombardımanı sırasında kütüphane içeriğinin tümü binanın da % 90'ı yanmış.


Katedral


Hz. isa'ya adanmıştır. Biz burada iken (2011) içerisi restorasyon nedeni le kapalı ancak dışı çok görkemli idi. İki adet çan kulesi, birinde bir, diğerinde beş adet çan, her ikisinde de saat bulunur.Vitrayları etkileyicidir.


Eski Ortodoks Kilisesi (Aziz Arhangel Mihail ve Gavril'in Kilisesi)


Resimlerden anlaşıldığı kadar 1539'dan önce yapıldığı anlaşılmaktadır ama tam tarih belli değildir. Bugünkü görünümünü 18 yy'da almıştır. Zengin bir kolleksiyona ev sahipliği yapar.


Yeni Ortodoks Kilisesi (Cemaat Kilisesi)


Meryem Ana'ya adanmış Ortodoks Kilisesi Osmanlı egemenliğinin son yıllarında yapılmıştır. Rusya, Sultan Abdul Aziz ve Bosnalı  Vezit Şerif Topal Osman Paşa'nın katkıları ile yapılmıştır.



Ulaşım


Şehirde Balkanların ilk tramvayı ünvanlı bir tramvay bulunmaktadır ama yuarıda yazılı olanların tümü yürüme mesafesindedir.


Yemek


En önemli yemek "cevapcici" adı verilen yarım pidenin arasına konarak servis edilen köftedir.Çok lezzetli oluğun söylemeliyiz. Mutlaka deneyin


Diğer yemekler arasında "Bosnian Pot" (Güveç), Onion dolma (Soğan Dolması), Sarma (Yaprak sarma) ve Burek (Börek) sayılabilir.


 

..


   Saraybosna      Mostar                                                                            Anasayfa