Hollanda

ülke bilgileri, Volendam,  Marken,   Zaanse Schanse,                    ANASAYFA

 

seyahat eden insan, ögrendikleri ve gördükeri ile arınır, mütevazılasır ve kıskançlık’ larından kurtulur...
seyahat bir arayıstır, arayın, bulacaksınız

buket uzuner


Amsterdam; özgürlüğe   yolculuk..

Amsterdam için Avrupa'nın eğlence başkent'i diyebiliriz.

Cafeler, gece klüpleri, striptiz barları, Red Light District bölgesi, uyuşturucunun yasal olarak kullanıldığı coffee-shop'ları ile benzeri yoktur. Amsterdam'ı biraz daha iyi anlayabilmek için sosyal yapısından biraz bahsedelim; Amsterdam haneler olarak değerlendirildiğinde: % 54 hanede bir bekarın oturduğu, % 20 hanede evli ama çocuksuz bir çiftin oturduğu sadece % 15 hanede evli ve çocuklu ailenin oturduğu bilinmekte. Amsterdam cinsel tercihler açısından da Avrupanın bile ilerisinde bir şehirdir. Halkın % 30-40'ını gay ve lesbienler oluşturmaktadır. İlk gay evliliğinin de burada yasal olduğunu hatırlatalım.

Bu şehiri gezmek için 4-5 gün yeterli olabilir (daha fazlasına kimsenin itirazı yok tabii ki ama pahalı bir şehir olduğunu hatırlatmakta fayda var..)

Amsterdamda ne yapmalı:

Gezi planını yürüme düşüncesine göre veriyoruz...esasında amsterdamda bisiklet çok yaygın ve iyi bir fikir ama ilk defa şehri keşfeden birisi için çok iyi bir fikir gibi gelmiyor...çünkü sık sık durmanız, müze, bina gezmeniz, fotoğraf çekmeniz veya yol sormanız gerekiyor...dolayısyla bisiklet ile gezi çok kesintiye uğruyor...bisikleti her seferinde kilitlemek filan da cabası... ama 3 günden fazla kalacaksanız bu saydığımız işler o zamana kadar biteceği için o zamandan sonra akılcı olabilir... Yine de bisiklet kiralarsanız çok iyi kilitleyin ve sigorta yapan bir şirketden kiralayın çünkü bisiklet hırsızlığı çok yaygın hatta bisikletinizi kilitlediğiniz kısmı hariç geri kalan kısımları dahi alınabilir bisikletinizin yanına geldiğinizde direğe bağlı bir sele yada tekerlek bulabilirsiniz. Bu nedenle dikkatinizi çekeceği gibi bisikletler genelde çok eskidir ve şehir düz olduğu için vitesli bisiklete ihtiyaç duyulmadığından basittir. Bisiklet yollarına yaya iken dikkat edin, hızlı bisiklet kullanıyorlar ve yola çıkılmasından hiç hoşlanmıyorlar. Şehirde 400 km'den fazla bisiklet yolu ve 600.000'nin üzerinde bisiklet var

“Museumplein” olarak bilinen meydan Amsterdam’ın müzelerinin ağırlıklı olarak bulunduğu bölgedir.. Çimden orta büyüklükteki bu parkın etrafında 4 önemli müze bulunur. Bu meydan aynı zamanda halkın rahatlama mekanlarından biridir. İş çıkışı burda biraz zaman geçirilerek eve giden çoktur. Siz de burada mola verip (belki çimler üzerine uzanarak birşeyler içerek dinlenerek yolunuza devam edebilirsiniz.

Bu meydana bakan "Van Gogh Museum" mutlaka görülmesi gereken yerler arasında (Fan Hoh diye sorun adres sorarsanız) (10 euro, açılış saat:10.00 kapanış:18:00) Tüm Van Gogh eserlerini göreceğiniz bu müze en büyük değil ama Amsterdam'ın belki de en önemli müzesi; mutlaka görülmeli... Ayırmanız gereken süre yaklaşık 1.5 saat olmalı.

Çıkışta tam karşıda "Coster Diamond Museum" var (kapanış 17:00) burada bir pırlantanın işleniş aşamalarını izleyebilir, isterseniz alış-veriş de yapabilirsiniz (giriş ücretsiz)

Yine “Van Gogh Museum” un karşısında “House of Bols” adında bir yer var. Burada bir giriş ücreti ödüyorsunuz ve dünyada aklınıza gelebilecek her türlü kokteylin tadına bakabiliyorsunuz. Bu aralar burası çok revaçta...

Bu meydana bakan Amsterdam'ın en büyük müzesi "Rijksmuseum" gezilebilir. (ama çok büyük bir müzedir 1/2 gününüzü bu müzeye ayırın yada çok meraklı değilseniz bu müzenin bahçesinde ünlü “Amsterdam letter” olarak bilinen   "I am'sterdam" yazısı önünde bir fotoğraf çekip pas geçin...

Bu meydana bakan son müzenin adı da “Stedelijk Museum” burası da özellikle Contemporary Art alanında önemli bir müze.

Böylelikle  “Museumplein” ve çevresini bitirmiş oluyorsunuz. Buraya çok yakında yer alan “Vondelpark” a burada iken mutlaka uğrayın ve her Amsterda’lı gibi güzel vakit geçirin ve biraz dinlenin. Oraya gidince herkesin çimlerde bira içtiğini görünce canınız istiyebilir ama orada bira satılmaz siz de onlar gibi yanınızda götürün. Bu park özellikle gençlerin ve özellikle iş çıkışı buluştukları çok büyük bir parktır. Evine yada işine giden birçok kişi bisikleti ile buradan geçmeyi tercih eder.

“Vondelpark” ın "Leidsplein"a yakın  tarafından çıkarak “Leidsestraat” boyunca bu güzel caddede yürüyün. Bu cadde üzerinde  “Maoz” adlı felafelcidebir felafel yiyebilirsiniz Ortadoğu ülkelerinin yemeği olan felafel’i denemediyseniz tam zamanı yada tam karşısındaki “Walk to Wok” noodle zincirinde öğlen birşeyler atıştırabilirsiniz. Biraz daha yürüseniz “Keizergracht” ile olan köşesinde “Beagle & Beans” de güzel bir bagel yiyebilrsiniz. Bu mekanın hemen karşısındaki "METZ" mağazası görülmeye bence değmez ama mağaza meraklıları girebilir üst katındaki cafeden şehrin manzarası fena değildir ama cafe de ucuz değildir. Bir üstteki kanal olan “Herengracht” dan sağa dönerseniz "Golden Blend" e ulaşırsınız. Amsterdam’ın altın yüzyılında kanalın bu kısmına en zengin ailelerin ev yaptırmaları sonucunda kanalın en güzel evlerinin toplandığı bir bölge oluşmuş. 475, 476 ve 495 nolu evler fransız tarzında ve en dikkat çekici olanlardır.

Bir üstteki sokakta ise sizi ünlü “Çiçek Pazarı” (Bloomenmarket) bekliyor. Hergün ve tüm gün açık olan çiçek pazarı laleler, .içek soğanları, hediyelik eşyalar, tahta ayakkabılar ile ilgi çekici. Mazhar’ın “sana sarı laleler aldım çiçek pazarından” dizeleri burası için yazıldı.

Çiçek pazarından çıkıp singelden sola doğru çıkarsanız “Spui” meydanına varırsınız. Burası cafelerle dolu özellikle üniversite gençliğinin mekan tuttuğu bir meydandır.Bu bölgede görülmesi gereken yerlerden biri olan "Beginjhof" 'u görün Küçük bahçeli evlerle çevrili huzurlu bir site olarak tanımlanabilir. Bir zamanlar sadece rahibelerin kaldığı ortasında bir avlu bulunan bu yerleşim yerinin kendi kilisesi ve şapeli vardır. Rahibeler burada kalmanın karşılığında gençlerin eğitim işleri ile uğraşırlarmış. Buradaki no:34 amsterdam’ın en eski evi olarak kabul edilir (siyah olan) Şu anda da yalnız bayanlara tahsis edilmiş olup rahibe olma şartı aranmaz. Giriş ücretsizdir ancak girişi ufak tahta bir kapıdandır dikkatli olmazsanız kaçırırsınız.

Biraz önceki felafel önerisi cazip gelmedi ise bu sefer "Pannenkoekenhuis Upstairs" de bir pankek yiyin (Grimburgwal no:2) çeşitler 7,50 euronun altında..... “Beginjhof” un hemen yanında bulunan "Amsterdam Historich Museum" kanallar üzerine şehrin nasıl kurulduğunu anlamak ve şehrin yakın geçmişini daha iyi çözmek için  bizce görülmeli (7,5 euro civarı) Buradan çıkışta ünlü alışveriş caddesi “Kalverstraat” a çıkın ve yukarı doğru vitrinlere bakarak yürüyün ve "Dam" a geçin... Dam bölgesi Amstel nehri üzerine yapılan ilk setten adını alıyor ve aynı zamanda şehirin ismi de buradan geliyor (Amstel Dam). Burası sembolik olarak şehrin merkezi sayılır. Burası her türlü kutlama ve etkinliğe ev sahipliği yapar. Bu meydana bakan "Madamme Tussaud" mumya müzesi ilgilenenlerin gezmesi gereken bir yer ancak giriş 22 euro ve orijinal M.T müzesi Londra'da...Buradan yine meydana bakan ara sokakta olan "Magna Plaza" mağazası görülmelidir. Bu bina şehrin eski postane binasıdır. Açıldığı tarihte bir postane binasının neden bu kadar gösterişli olduğu tartışma konusu olmuştur. Şu anda bir alış veriş merkezi olarak kullanılmaktadır.Binanın içini görmek için gezilmelidir. Biraz alış-verişden sonra "Koninklijk Palace" sizleri bekliyor olacak Eski Belediye Sarayı olan bu binanın içi ve dışı devrin büyük sanatçıları tarafından süslenmiştir1808’de Kraliyet Sarayı’na çevrilmiştir ve halen aynı şekilde kullanılmaktadır (Kraliyet ailesi burada değil "Den Haag" da yaşıyor) Binanın süslemeleri şehrin denizcilik geçmişine göndermeler yapar. Giriş ücretsiz olmasına karşın randevu ile ve rehberlidir.

Saray'a girmediyseniz yada gezmeniz bittiyse "Niuve Kerk"  çok yakınızda. Adı üstünde “Yeni Kilise” ama adının yeni olmasına bakmayın 14. YY yapısıdır. adının yeni olmasının nedeni “Eski Kilise” (Oude Kerk) den sonra yapılmış olmasıdır. Sarayın yanında ama saraydan sonra inşaa edilmiştir.Genellikle içerisinde sergiler olur sergi varsa ücretli yoksa ücresizdir.

Yine tarihi bir bina olan "Bijenkorf Store" mağazası şehrin en prestijli mağazasıdır ve “National Monument” ın tam karşısında yer alır. Alış veriş için sıkı bir bütçe ayırmadıysanız çok vakit kaybetmeyin bizim gibi kafanızı şööölee bi uzatın bakın yeter...Türkiye gibi AVM cenneti bir ülkeden gelenlerin ilgisini çekmeyecektir...)

Amsterdam'daki 4 büyük kanaldan biri olan "Singel" kanalı (at nalı şeklinde birbirinin içerisine geçen kanalların en içte olanı) üzerinden karşıya geçin (diğerleri Keizergracht, Herengracht ve Prinsengracht) buradan anlaşılacağı gibi "gracht" demek kanal demek !! Sırada  “Wester Kerk” var. Prinsengracht no:281 de yer alan kilise şehrin 1620 yılında inşaa edilen ilk protestan kilisesi. Rembrandt’ın bu kilisede gömülü olduğu söyenir ama içeride mezar veya lahit tarzı birşey aramayın.  Vaktiniz varsa mutlaka  "Westerkerk" in (kerk =kilise) 85 m yükseklikteki kulesine çıkın ve Amsterdam'ı yukarıdan seyredin (6 euro) kule çıkışına randevulu olarak 6’lı gruplar için izin veriliyor bireysel çıkış yok...ama adınızı yazdırarak bir gruba dahil olabiliyorsunuz. Kuledeki çan 7.5 ton tokmak ise 200 kg’dır.

Kiliseden “Prinsengracht” no:263 e doğru giderseniz no:267’de "Anne Frank Huis" (Huis=ev) ile karşılaşırsını.Bir Amsterdam gezi rehberi aldığınızda 1 numaralı yer olarak genelde burası verilir. Yahudi bir ailenin kızı olan “Anne” ailesi ile birlikte soykırım zamanında ihbar edlip yakalanıncaya kadar bu evde 8 kişi ile birlikte saklanarak 2 yıl geçirmiştir. Küçük kızın tuttuğu günlük yakalanıncaya kadar yazılmıştır. Soykırımda sadece baba hayatta kamış diğerleri toplama kampında ölmüştür. Babanın günlükeri basması ile bu hikaye ve aile duyulmuştur. Burası adeta bir müzecilik sanatı dersidir.Kesinlikle gezmelisiniz. Kapısında genellikle uzun kuyruklar olur bu yüzden sabah ziyaret daha kolaydır.

“Prinsengracht” dan aşağıya doğru inerseniz no:296 nın karşısında “Woden Boat Museum” a ulaşırsınız. 1950’lerde yaşanan konut bunalımı sonrası ortaya çıkan ve şu anda sayısı 2.500 civarı olan tekne evlerden birinin içini gezme fırsatını burada bulabilirsiniz. Çoğu “Amstel” ve “Prinsengracht” üzerinde olan bu yüzer evlerin içerisindeki hayatın nasıl olduğunu, nerde yemek yapıldığı nasıl uyunduğunu ve benzeri bilgileri buradan alabilirisiniz. Giriş 3 euro ve içeride türkçe föy veriliyor.

Amsterdam'ın pazar yerleri çok önemlidir ve Amsterdam ile özdeşleşmiştir. Bu güzel şehrin havasını koklayabilmek için mutlaka pazar yerlerini gezin. Devamında "Red Light District" bölgesindeki "Noodermarkt" pazarını gezebilirsiniz. Burada cumartesi sabahları “çiftçi pazarı”  kurulur. El yapımı ürünler ekmek ve peynir alabilirsiniz. Aynı yerde pazar günleri bit pazarı kurulur.   "Waterlooplein" daki bit pazarını da (flea market) kaçrmayın. Burası kentin en eski bit pazarıdır. Pazarlık burada yapılabilir. Kullanılmış ve yeni eşyalar, bazı ufak antikalar bulunabilir. Pazartesi-Cumartesi arası açıktır. “Spui” meydanında pazar sabahları “Art Market” kurulur. Kaliteli ama ucuz olmayan tablolar ve benzeri objeler satın alınabilir. Pazar  günleri 10:30 - 18:00 arasında kanal ile ”Rembrandtplein” arasında “Thorbeckeplein Sanat Pazarı” kurulur. Burası çağdaş sanatçıların eserlerine ev sahipliği yapar.

Amsterdam'da bir gecenizi kültür şoku içerisinde geçirmek için rota: "Red Light District"...Amsterdam’lıların arasında ismi “Wallen” yada “Walletjes”. Yani duvarlar yada küçük duvarlar. Bu bölge 350 adet kırmızı ışık ile aydınlatılmış penceresi bulunan evlerle ünlü. Şehrin sex merkezi. Pencerelerde çıplak olmayan genelde iç çamaşırlı kadınlar müşterilerini evin içine çekmeye çalışıyorlar.Ancak entresan olan buradaki pencerelerin tümünün profesyonel olmayışı. Pencereler Amsterdan halkı tarafından günlük para kazanma amaçlı da kiralanabiliyor. (kiralamak için gerekli telefonlar pencerelerde bulunuyor!!) 12 saatlik kira pencerenin yerine göre değişmekle beraber 100-150 euro civarıymış. İçeri girerseniz maliyeti 50 euro’dan başlıyor. Mavi ışıklı pencereler ise transexuellere ait ona göre :)...Bu anlatılanlara göre çok sakat bir bölge gibi algılanabilir ama esasen oldukça emniyetli bir bölge. Emniyet çok sayıda sivil polis ve kameralar ile sağlanıyor. Bazı rehber kitaplar sabaha karşı çok geç saatlerde tek geçilmemesini öneriyor o kadar. Önemli bir konu bu bölgede fotoğraf çekmek yasak. Sizi fotoğraf çekerken gören bir çalışan elinizdeki makinayı alıp kanala atmak konusunda terettüt etmeyecektir. Kameralar da bunu takip ediyor.

Bu bölgenin hemen sırt komşusu “China Town” ama diğer şehirlerdeki China Town’lar gibi çok karakteristik değil daha çok  çin lokantaları ve budist tapınağı “He Hua Temple” dikkat çekiyor.

Geceyi bu bölgede geçiriyorsanız ilginç bir müze olan "Sex Museum" (2.5 euro) gezilebilir (erotic museum ile karıştırmayın... erotik museum daha basit olmasına rağmen daha pahalı. İsterseniz “Casa Rosso" da sex show izleyebilirsiniz (30-45 euro) Geç oldu artık otelinize gidin...

Kanal turu yapmak isterseniz otelinizden "Kanal turu" için "Holland International" firmasının turunu satın alın (11 euro 1 saat sürüyor, Prins Hendrikkade 33A) yada "Canal Bus" firmasından (14 duraklı "hop on- hop off" tur satın alabilirsiniz. Bu turu satın aldığınızda 14 duraktan istediğinizde inip kaldığınız yerden 15 dk da bir gelen diğer tekneyle devam edebilirsiniz. bu tur ise 18 euro ertesi gün saat öğlen 12.00 ye kadar aldığınız bilet geçerli (Westeringschans 26) Damrak 34 numarada bulunan “Tours and Tickets” firması da 13 euro’ya 1 saatlik turlar atıyor ve tekneler ofisin tam karşısından kalkıyor (13 euro)

Hollanda'ya kadar geldik ama bir yel değirmeni bile görmedik diyorsanız yel değirmenleri en yakın şehir dışı bölge olan "Zaanse Schans" da (tren ile 30 dakika) ama sadece 1 tanesi yeterse şehir içinde bir tane var..."Zeeburgerstraat" ile "Sarphatistraat" kesişim yerinde bir tane var...10 numaralı tram ile gidebilirsiniz.

Bilim müzesi "Nemo" geziye değer.. (11 euro) yine buranın yakınında "Scheepvaartmuseum" (9 euro) gemicilik müzesi de görülebilir)

Buraya kadar anlatılan yerler ağırlıklı olarak turistik merkezler ama Amsterdam'lı "Jordaan" dedikleri semti çok seviyor ve burada çok zaman geçiriyor bu nedenle bir gününüzün tamamını bu semtde geçirin hem gecesi hem gündüzü çok güzel tarif edecek özel bir yer yok vurun kendinizi yollara...ya da en yakın kitapçıdan burayı anlatan "9 straat" (9 cadde) adıyla satılan haritalardan alın ve "Berenstraat", "Bloemstraat" ve "Herenstraat" ı merkez alarak "9 straat" bölgesini gezin. Bu bölge şehrin yukarıda sayılan en önemli 3 kanalını kesen 9 straat'ın olduğu bölgeyi gösteriyor...

Extreme olarak Gay malzemeleri, gay sinemalarının olduğu gaylerin de daha sık olduğu bir bölge görmek isterseniz; "Warmoestraat" da gezin...Ama gay diyince ortalıkta dolaşan Fatih Ürek'ler aramayın...herkes normal tipinde... kılığında...

Konaklama:

Önemli bir konu merkezi bir yerde otel rezervasyonu yapın (biz Hotel Nadia’da kaldık ve şiddetle tavsiye ederiz. Burası dışında Hotel Brouwer 90 euro , Hotel Hoksbergen odaya göre 90 euro civarı, Maes B&B 95 euro , City Hotel 90 euro, Hotel Kap 85 euro, Hotel Prinsenhof 90 euro tavsiye edilir. Tüm bu oteller 2 kişilik odanın 2 kişi için kahvaltı dahil gecelik fiyatıdır. Adresleri ve detaylarını internet adreslerinden alabilirsiniz.

Oteliniz merkezi bir yerde olursa geç vakitlere kadar gezebilir ve sadece yürüme ile yada sadece tramvay ile halledebilirsiniz. Verilen adreslerin tümü çok merkezidir. (adresini verdiğimiz otellerin ortak noktası temiz, merkezi ve ucuz olmaları, otellerin odasının küçük olması Amsterdam için ortak bir özelliktir hatırlatmakta fayda var !!)

Amsterdam evleri gibi otelleride dar odalardan oluşur... kanal üzerindeki otellerde kalıyorsanız otelde fare olması otelin kötü olduğu anlamına gelmez fare amsterdam kanal evleri ve otelleri için normal bir olgudur ...o kadar ki; öldürmek yasaktır ...belediyeyi ararsınız onlar gelir alırlar...

Ulaşım:

Havaalanından şehire daha doğrusu otelinize en kolay ulaşım “Conexxion” adlı shuttle firması ile olabiliyor. (tek yön 12.5 dönüşle birlikte 25 euro) Havaalanında standları bulunuyor.

Havaalanından şehir merkezine (central station) ile 3.60 euro ya gidebilirsiniz. (taksi 40 euro  !!) Burada bilet için otomatlar var bileti onlardan almanız gerekiyor makinalar para kabul etmiyor sadece kredi kartı !! yanınızda kredi kartı bulundurun...(ya da bozuk para euro vererek sizin için önünüzdeki kişinin almasını rica edin) Central İstasyondan (dışında) şehrin tüm bölgelerine tram mevcut...

Amsterdam da ulaşım amsterdamlılar için bisiklet ve tramvay turistler için yürüyerek sağlanıyor ama Tramvay da gerekiyor (en azından otele dönerken) Tram'lar 1,60 euro yada transferli 2,60 euro ..eğer ayrıca bir biletçi yoksa makinist tarafından içeride para ile satılıyor...(eğer içeride biletçi yoksa arka kapıdan binip hiç para vermemeniz de mümkün (cezası 40 euro) Şehirde metro da var ama hiç gerek kalmıyor, pek kullanan da yok. Tram sistemi çok daha kolay ve işlevsel...

Taksi pahalıdır uzak durun ...taksicilerin çoğu Türk'tür.

3-4 günden fazla kalacaksanız Amsterdam’dan Brüksel, Paris, Brugge’e hızlı tren ile ulaşabilirsiniz. Bu amaçla Belçika Tren Sistemi’nden yada Thalys  trenlerinden online için bilet alabilirsiniz.

Yemek:

Akşam yemeği için önereceğimiz yere gündüzden telefon ederek yada giderek rezervasyon yaptırmanız gerekir.. "Pasta Di Basta" (Nieuwe Spiegelstraat no:8, tel: 4222226) burası belki Amsterdam'ın en iyi İtalyan restoranı değil ama bir özeliği ile öne çıkıyor. Burada servis yapan garsonlar operadan güncel parçalara kadar şarkı söyleyerek servis yapıyorlar. (3 çeşit yemek kişi başı 35 euro) evet bu biraz pahalı oldu ama 1 gece öyle olsun değer bizce...

"Oud Zuid" bölgesindeki tipik bir "dutch" restaurantı olan "La Falote" özellikle tavsiye edeceğimiz bir yer. Sempatik bayan garsonları ve aşcı Peter (eğer akordeonu da yanında ise daha iyi) size güzel bir akşam geçirteceklerdir. Daha ucuz olsun isterseniz 10 euro'ya menüleri var ama biraz uyduruk. Biz size mantarlı biftek ve çorba tavsiye ediyoruz (well-done, iyi pişmiş istemeyi unutmayın çiğ gelebilir normal pişirimi ) bira filan hepsi birlikte iki kişi 35 euro civarı (Roelof Hartstraat no: 26)

Keizergracht - Leidstraat köşesindeki (METZ'in tam karşısı) "Bagels & Beans" iyi bir öğle yemeği durağı (2 kişi içecek dahil 15 euro civarı)

METZ'in üst katında manzarası güzel bir cafe var ama öğlen yemeği için biraz pahalı (çeşitler 15 euro civarı)

Zeedjik 113 numarada "Nam Kee" Çin Restaurantı (yakınındaki "Kam Kee" ile karıştırmayın !!) dışarıdan görünüş pek parlak değil ama Amsterdamlılar burayı iyi biliyor ve buraya geliyor ...siz de gidin (2 kişi 30 euronun altında) Sokağın sonundaki meydanda yeni bir şubesi açıldı ortam daha iyi...

Değişik yerlerde şubesi olan "Walk to Wok" noodle'ları ile rakipsiz (2 noodle 2 içecek 16 euro civarı)

"Rokin Straat” üzerinde külahda patates kızartması denenmeli....

Herhangi bir cafede devamlı yedikleri ünlü çerezleri "bitter bolce" isteyin..

Yine bir zincir olan "Australian" dondurma ve cafe zincirinin (ayrıca el yapımı çikolata) dondurmasını hangi mevsimde olursanız olun deneyin!!) şubelerden en büyüğü "Leidsestraat" üzerinde..

Eğer yukarıda anlatılan bir coffe-shop'a gitmek isterseniz "BABA" güvenilir bir yer (orta birşey isteyin !!) heryerde şubesi var...(3 euro)


bizim denemediğimiz ama bize tavsiye edilenler:

Singel 404 (singel 404) sandviç ve meyve suyu

Casa di david (singel 426) İtalyan

Le pecheur (Reguliersdrwdstraat 32) balık restaurantı

Zuid Zeeland (herengracht 413) balık restaurantı

Brix cafe ( Woldenstraat 16) canlı jazz yapılan bir cafe

Vasso (spui meydanı) başarılı bir menü

Tomo (Reguliersdrwdstraat üzerinde...) sushide 1 numara


Alış-veriş:

Tahta ayakkabı, çiçek soğanı (özellikle lale) ve şehri anımsatacak özellikle yel değirmeni figürlü hediyelikler alınabilecekler arasında (I amsterdam yazılı olanlar moda) Hediyelik eşya dükkanları her yerde ama en hesaplı olanları "Bloomenmark" çiçek pazarının içindekiler... Birçok hediyelik eşyada 3 adet çarpı (XXX) işareti göreceksiniz, bu işaret şehrin simgesidir ve 3 korkulan şey olan : "veba, yangın ve sel" i temsil eder.

Amsterdam Marketleri Haritası

Amsterdam Müzeleri Haritası

Amsterdam Değirmenleri Haritası

Amsterdam yapılacak işler Haritası

Amsterdam genel Haritası

Amsterdam Red Light District Haritası

Dam Meydanı Sanal Turu

Magere Brug Sanal Turu

.

Muntplein Sanal Turu

web tasarım ve içerik; Prof.Dr.Engin Ersöz. 

        içerik izinsiz kullanılamaz.