KAHİRE

 
 
 

Kahire bilindiği üzere Mısır'ın başkenti. Tarih boyunce ve şu andada Mısır'a en büyük önemi kazandıran Nil nehrinin iki yakasına kurulmuş olan kent gerçekten istisna ve görülmesi gereken bir şehir. Mısır’ın nasıl bir ülke olduğunu anlayabilmek için bazı ufak bilgiler vermekte fayda var; % 3 enflasyon, % 25 işsizlik, 75 milyon nüfus, 20 milyonluk Afrika’nın ve Ortadoğu’nun en büyük şehri Kahire, % 46 kadın okur-yazarlık oranı, tüm zenginliğine rağmen Türkiye’nin 1/3 ‘ü kadar yani 8 miyon yıllık turist sayısı,  67 ortalama yaş, % 94’ü  çöl olan topraklar.

Bu coğrafyada insan izleri çok eskilere dayanıyor; ilk isan izleri MÖ 250.000 yıllarına ait, daha sonra bilinen  en eski yaşam Firavunlar dönemi; MÖ 3100- MÖ 332. Bunu Aleksander dönemi MÖ 332 - MÖ 30 takip ediyor. Bölge MÖ 30 - MS 638 yılları arasında Roma hakimiyetinde olmuş. Bu dönemi  MS 640 - MS 1517 arasında Arab, 1517 - 1882 arasında Osmanlı, 1882 - 1952 arasında da İngiliz dönemi takip etmiş. Mısır 1952 yılından itibaren bağımsız.













Tabii ki Kahire denilince akla ilk olarak Piramitler klişesi geliyor. Piramitler şehrin “Giza” adı verilen bölgesinde. “Giza” şehre 15 km uzaklıkta, taksi ile 20 EGP’ye gidebilirsiniz. “Giza” bölgesi Kahire’nin genelinden farklı olarak çok tekin bir yer değil. İnsanı daha farklı bu bölgede rahatsız edilmeden yürümek çok mümkün değil size tavsiyemiz taksi ile bu bölgeye gidin Piramit’leri gezdikten sonra hemen şehire dönün; zaten Piramit’ler harici görmeniz gereken birşey yok. Piramitler bölgesinde herkesin aklında Piramitler önünde (bir de deve denk gelirse süper) bir resim çektirmek var. Kendi adıma şöyle söyleyebilirim beni Mısır'da en az etkileyen yerlerden bir burası oldu. Bunu belgesellerden çok fazla tanımamıza ve bir şok yaşamamamıza bağlıyorum. Hele piramitin içerisi tam bir hayal kırıklığı bence hiç girmeyin hayalinizdeki gibi kalsın daha iyi. Hani Türkiye'de Kapadokya'da en sıcakta dahi kaya mezarlarının içi serindir ya..öyle değil burası içerisi 40 derece nemli...kolay gelsin yani...Piramitler ki bunlar "Khufu" (Keops) "Khafre" (Kefren) ve "Menkaure" (Mikerinus) ayrıca "Khafre" nin koruyucusu insan başlı arslan "Sphinks" (Sfenks) tek parça kum taşından oyulmuş belkide Mısır'da benzeri olmayan tek eser. Dünyanın 7 harikasının ayakta kalan tek üyesi olan Sfenks ve Piramitler’e giriş giriş 20 pound. Sphinks'in sanal turu buradan izlenebilir. Bir piramitin içi nasıldır bakmak isterseniz buraya yada farklı bir açıdan bakmak için buraya tıklayın.. Mikerinus; Kefren’in oğlu, Kefren de Keops’un oğludur. Sfenks’in yüzü ise Kefren’e aittir. Piramitler bölgesindeki arazi çok büyüktür. Bu nedenle at yada deve ile bir gezinti yapmak iyi bir düşünce olabilir. Bunun önündeki tek engel; pazarlık yapma meselesi ve hayvanların eğerinin temizliği meselesidir. Eğer temizlik sorun değil diyorsanız; 1 saatlik bir gezinti çin 50 EGP’den fazla vermeyin. Bu gezinin en önemli avantajı; sol tarafta kalan boş araziye doğru giderek bölgede bulunan irili ufaklı 9 piramiti aynı kare içinde görebilmektir.  Pazarlık meselesi çok öenmli en az 3 defa teyit edin. Unutmayın Giza insanı genel olarak Kahire insanından daha üçkağıtçıdır. Piramitlerin ortasından geçerek bölgenin görüntüsünü inanılmaz bozan asvalt yol kadar insanı görüntü olarak rahatsız eden bir diğer yapı da; “Solar Boat” dur. Firavun’un ölümünden sonraki yaşamında yolculuk yapabilmesi için onunla birlikte gömülen büyük kayık bu binada sergilenir. Ancak kayığın çok büyük bir bölümü orjinal değil sonradan yapımdır. (giriş 50 EGP) Gece düzenlenen ses ve ışık gösterileri gerçekten izlemeye değer..Ayrıca burada "Solar Ship" (Keops Piramitinin yanında bulunan Firavunların gemisi) de bulunuyor(eğer orjinal kürekler dikkatinizi çekerse neredeyse tüm geminin sonradan yapılmış olduğunu anlamak hiç zor değil).Bu arada Piramitler bölgesi neredeyse şehrin içerisinde kalmış durumda.














Eğer “Giza” geziniz bitti ise bir sonraki durağınız “Citadel” yani “Kale” olmalıdır. Kale şehre hakim bir bölgede yer alan, şehrin panoramasını da izleyebileceğiniz bir konumda yer almaktadır (Giriş 20 EGP). Kale içerisinde “Muhammed Ali Camii”, “Polis Müzesi” ve “Askeri Müze” yer almaktadır. “Muhammed Ali Camii” şehrin Türk stilinde yapılan tek büyük camiisidir. Stili nedeni ile diğer tüm camiilerden faklıdır ve türk camiilerine benzer. İçerisi gerçekten çok görkemlidir. Diğer yapılardan “Askeri Müze” fena değildir ve gezilmeyi hak eder. Ancak “Polis Müzesi” bizim 4 yıl ara ile iki gidişimizde de çok boş ve uydurma bir yerdi. Ama oraya kadar gitmişken siz de gezeceksiniz tabii ki :)


“Citadel” in  “Askeri Müze” nin arkasında kalan kısmında kalan surlardan şehire bakarsanız; “Sultan Hasan Camii” nin ihtişamlı ve benzersiz duruşu ile karşılaşırsınız. Yine buradan bazıları için çok özel ve eşsiz (biz bu gruba giriyoruz)  bazıları için sadece bej rengi evler yığını olan “Kahire Panoraması” ile karşılaşabilirsiniz. Turistler kadar Mısırlıların da hafta sonu gezisi olan “Citadel” Selahattin Eyyubi tarafından 1176’da yaptırılmıştır. Kale tabii ki tüm Mısırla birlikte 1517-1798 yılları arasında “Osmanlı” egemenliğinde kalmıştır. Kale içerisindeki “Mustafa Ali Camii” Mısırdaki türk izlerini taşıyan (Türk Camii stiline uyan) nadir camiilerdendir. Buna ilaveten yüksek konumu ve ihtişamı ile Kahire slüetini değiştirir. Girişte sağda Mısır tarihinin önemli isimlerinden ve camiiye adınıda veren “Mustafa Ali” nin mermer kabri bulunur. Girişte ana avludaki saat Paris Concorde Meydanında bulunan Obelisk’e (dikilitaş) karşılık Kral Louis Philliphe tarafından Fransa’nın teşekkürü olarak armağan edilmiştir. Yolculuk sırasında bozulaan saat o tarihten itibaren hiç çalışmamış ve tamir edilmemiştir.

“Citadel” içerisinde yeşil kubbesi ile dikkat çeken bir diğer camii de “An Nasir Mahammed Camii” dir. Parlar yeşil seramikle kaplı kubbeye sahip olan bu camiiyi görmelisiniz. Bu camiinin terasından açık ve teiz bir havada (ki pek yoktur) Giza Piramitleri görülür.

                                                       

               



“Citadel” gezisi için 1 - 1.5 saat ayırmalısınız. Burada olan geziniz bitince aşağıya inin ve biraz önce yukarıdan gördüğünüz” Sultan Hasan Camii” ni gezin. Kahire’de bazı camiler ücretlidir. “Sultan Hasan” da bunlardan biridir, ancak müslümanlar tabii ki ücretsiz girebilirler. “Sultan Hasan Camii” 2 ayrı yapı şeklindedir. Sağ taraftaki “Camii ve Hastane” iken sol taraftaki “Camii, Medrese ve kabirler” den oluşur. İran Şahı’nın kabri de sol taraftaki bu yapı içersindedir. “Sultan Hasan Camii” ye mutlaka hakettiği zamanı ayırın bu kadar güzel camiilere her zaman rastlayamazsınız. Bu camiinin yapımı sırasında iskelenin çökmesi sonucu 300 işçi hayatını kaybetmiştir.


Buradan sonra biraz aşağıya inerseniz; “İb-i Tulun Camii” ne ulaşırsınız. Bu camii diğer camiilerden biraz daha farklıdır. 876 yapım yılı ile şehirdeki en eski camiidir ve daha sade bir mimariye sahiptir. Camii 2.5 hektarlık bir alana oturur. Spiral minaresine çıkılabilir İçeriye girerken ayaklarınız kumaş galoşlar giydirecelker ve tabii ki bunun için sizden bahşiş bekleyecekler (1-2 EGP yeterlidir). Aynı şekilde bu bahşiş birçok camiide ayakkabılarınıza bakan kişiler tarafından da beklenir. “İbn-i Tulun” camii’sinin girişinde solda 2.Dünya Savaşında 1935-42 yılları arasında misyonerlik ve doktorluk yaparak hizmet veren “Gayer Anderson” un müzesi var.Özellikle ülkeye gelen İngilizlerin uğrak yeri olan  bu iyi düzenlenmiş evin müzeye çevrilmesi ilginizi çekerse ziyaret edebilirsiniz (30 EGP)


             

              

Sıradaki eski camii “El Azhar Camii” dir. Bu camii “Khan El-Khalil” çarşısı ile aynı bölgededir. Bu nedenle bu ikisini aynı zamana bırakın. “Al Azhar Camii” 970 yılında yapılan Kahire’nin en eski camiilerindendir. Camii’ye bağlı Medrese 988 yılında kurulmuştur. Dünyanın en eski eğitim enstitüsü olma ünvanını taşır (Bu arada Faslılar Fez’deki Kairaouine Camii ile bu ünvanın kendilerinde olduğunu iddia ederler). Ana avlu en eski kısımdır. 3 minare ise 14.15. ve 16 YY da eklenmiştir. Khan El Khalil çarşısının gezilmesinin süre açısından arkasının açık olmasında fayda var çünkü burayı ne kadar zamanda gezeceğiniz belli olmaz.Khan El-Khalil çarşısı bir miktar kapalı çarşıyı andırır. Ancak kapalı çarşıdaki gibi pahalı ve değerli parçalar pek bulunmaz, daha turistik ve sıradan şeyler bulunur. Mısır’da heryerde olduğu gibi burada da pazarlık çok önemlidir. Söylenen fiyatın genelde 1/3’ü uygun olabilir ama bazen bu rakam 1/10’a kadar çıkabilir. Eğer vakit bulabilirseniz kendinizi Khan El Halili çarşısına atın ve orada kaybolun biraz ...yorgunluğunuz ise en az piramitler kadar ünlü olan çarşının karşısındaki "Fishawi" kahvesinde "shisha" yani nargile içerek atın. Bu çarşıdaki dükkanların neredeyse tamamı cuma namzında kapanır bazıları o gün bir daha açılmaz. Yine tatil olduğu için dükkanların bir kısmı pazar günü kapalı olabilir.


Şu ana kadar yazdığımız yerler bir gün içerisinde gezilmelidir. Akşam için de bir yemekli  Nil Gezisi yapan tekne turuna katılırsanız, bir gün içerisnde Kahire’de yapılabilecek maksimum aktivasyonu yapmış olursunuz. Bu gezi için sayılamayacak kadar çok alternatif var. Fiyatlar yemek dahil (içecekler hariç) 2 saatlik bir tur için 100-400 EGP aralığındadır. Ancak gemi turu kendi içerisinde de farklı fiyatlardan satılabilir. Mesela  aynı masada oturduğunuz kişiler biletlerini 2 katına varan farklı fiyatlardan satın almış olabilirler. Bu yemekli gezide teknede genellikle canlı müzik, göbek dansı ve “Tanura” adı verilen bir show sergilenir. “Tanura” 2 ayrı parça pelerinimsi etek giymiş erkek bir dansçının dönerek sergilediği bir show olarak özetlenebilir.Canlı müzik ve göbek dansı çok ilgi çekici olmayabilir ama dansçınız iyi ise “Tanura” ilginizi çekecektir. Eğer bekleniniz Nil’i görmekse yemekli turlara katılmamanız gerekir. Çünkü yemek geminin alt kısmında olmakta ve burada Nil çok çok kısıtlı görünmekte. Nil’i izlemek için geminin terasına çıkmanız gerekiyor o zamanda masayı terketmek gerekiyor. Bu turları otelinizden satın alırsanız; otelinizden alınıp otelinize bırakılırsınız. Hangisi daha avantajlı olur bunu Mısır gibi bir ülke çin söylemek gerçekten zor.


            


             



Kahire’de 2.gününüzün en azından yarısını (meraklıları için tümünü) Mısır Müzesi’ne ayırmanız gerekir. Mısır Müzesi içerik olarak gerçekten çok çok zengin ancak düzenleme olarak ta bir o kadar başarısız bir müze. İçerik o kadar fazla ki her bir eser için 1 dk ayırırsanız 9 ay süre gerekiyormuş. Müzeye giriş 60 EGP. Müzeye sırt çantası ve hertürlü fotoğraf makinası ve kamera sokmak yasak. Bu eşyaları girişte emanete bırakmanız gerekiyor. Ancak “emanet” in kendisi “Allah’a emanet”. Elimdeki fiş ile dönüşte caım kadar sevfiğim SLR makinamı istedim, meğer tek raf için tek numara varmış. Görevli “hangisi?” diye sordu ve benim işaret ettiğimi verdi. Benden önceki benim makinayı istese ona verecek yani. Sonra derdini kime anlatırsan!. Bu nedenle  müze günü bu tür eşyalar yanınızda bulundurmayın; çok güvenli !! otel odanıza bırakın :) Müzenin tümü gerçekten görülmeli ama Tutankamun kısmı, mücevherler kısmı tabii ki biraz öne çıkıyor. İç içe geçen Tutankamun’un 5 katlı Lahti, arabaları ve Kral Tut’un diğer değerli eşyaları sizi gerçekten şaşırtacak. Burayı görmeden önce mıtlaka mumyalar, firavunlar ve özellile Tutankamun hakkında birşeyler okuyup öyle gidin. Üst kattaki “Kraliyet Mumyaları” kısmına giriş için ekstra 100 EGP ödemeniz gerekiyor.

“Midan Tahiri” ve “Midan Talat Harb” şehrin hem kaotik kısmı hem de tam merkezidir. Birçok yere gitmek için buralardan defalarca geçmek zorunda kalabilirsiniz. Veya bir tarif alacaksanız bu adreslere göre tarif edilebilir. “Midan Ataba” ise şehrin çarşı-pazar ve sokak yemeği merkezidir. Burası Khan el Khalil çarşısına yaklaşık 750 m uzaklıktadır.

İslamik Kahire (Islamic Cairo) şehirn eski kısmıdır ve bambaşka bir dünyadır.  Adı sizi yanıltmasın adını en eski camilere sahip olmasından alır. Kahire’de herhangi bir bölgeden daha az yada daha fazla “İslamik” değildir. Bu bölgede 800 den fazla “kayıtlı” yani görülmesi gereken tarihi nokta bulunmaktadır.Bu kesimdeki camiilere girerken kolların ve dizden yukarısının kapalı olması  gerekir. Ayakkabı ile girilemeyeceği için ayakkabılarınıza birisi “bakar?” Bu kişiye 2-5 paund arasında bahşiş vermeniz beklenir. 5Namaz vakti camiiler ziyaretçilere kapalıdır. Bizler müslüman olduğumuz için tabii ki bu yasağın dışındayız. Ancak “müslümanım” dedğinizde; bazı arapça kelimelerle “küçük sınavlara” tabii tutulabilirsiniz. Buna ilaveten direkt camiiye değil abdesthaneye gitmeniz istenir


              


Şehiri gezerken birileri yanınıza gelerek “Mısır Müzesine mi gideceksiniz?” yada “Piramitlere mi gideceksiniz?” diye sorabilir. Evet demeniz durumunda sizi oraya götüreceklerini acak “şu anda dua vakti olduğunu” yada benzeri şeyler söylerler ve bu sırada sizi komisyon alacakları arkadaşlarının dükkanlarına götürmeye çalışırlar; dikkatli olun bu gibi kişilerle vakit kaybetmeyin.Bu gibi dükkanlarda “2 papirus 5 paund” gibi yazılar olur. Almanız durumunda kasada bunun ingiliz paund’u olduğunu öğrenip sıkıntılı durumlar yaşayabilirsiniz. Özetle kendi istediğiniz dükkanlar hariç birisinin sizi götürdüğü bir dükkana gitmeyin.

Kahire hakkında biraz daha bilgi verirsek hem ülkenin hemde şehirin profili hakkında daha iyi bilgi sahibi olabiliriz.


Mesela;

Mısır’da çalışan her 2 kişiden biri Kahire’ye en fazla 150 km uzaklıkta biryerde çalışır.

Hizmet sektöründe ücretler çok düşüktür ve bahşiş temeline dayanır. Bu nedenle bahşiş çok yaygındır.

Normal bir Mısır’lı aile tuğlalı yada basit sıvalı bir evde ancak oturur. Uzun yıllar çalışma sonrası 10 yıllık bir araç satın alabilirlerse şanslı sayılırlar.

Dünyanın nadir kirli havasına sahip bir şehirdir; Kahire. WHO üst sınırı 50 ug/m3 ken bu değer Kahire’de 260 ug/m3’dür.

Kahire bir Firavun şehiri değildir. Piramitler inşaa edildiği tarihte Mısır’ın başkenti Kahire değil Memphis idi.

Türküm dediğinizde “Hasan Şaş yavaş yavaş” cümlesi herkes tarafından söylenir. Biz ilk gittiğimizde Dünya Kupası sonrası süre çok geçmişti (2006) ama 2009 da gittiğimizde hiçbirşey değişmediğini gördük.


            


Kahire'de Nil kenarında bulunan "Kahire Kulesi" 180 m uzunluğu ile tüm Kahire'nin panoramik manzarasına sahip ve dönen bir restorantı var. Bu kuleye çıkmak için genelde uzun bir kuyruk oluyor ve bu kuyruk genelde inmek için de gerekiyor. Burada dikkat etmeniz gereken nokta kuyruk binanın içinde oluyor bileti alıp içeri girene kadar kuyruğu anlamıyorsunuz.Vaktiniz sınırlı ise bu noktayı göz önünde bulundurun. Bileti geri veremezsiniz.

Mısır'a gitmek için en ideal aylar ekim-mart arasıdır. Bu aylarda bile 20 derecenin üzerinde sıcaklıklar standart Aswan'a doğru yani yukarı Mısırda sıcaklıklar 30 derece civarında oluyor. Yazın ise bu bölgeler 50 derecenin üzerinde pek tavsiye etmem. Ancak bu sıcaklıklara rağmen bu aylarda gecelere dikkat çekmek isterim çünkü geceler soğuk oluyor çöl etkisi nedeni ile, gündüz 25 derece iken Kahire'den Luksor'a giden otobüsde gece seyahatinde donduğumuzu unutamıyorum. Gitmeden önce hava durumuna bakmak isterseniz Kahire, Luksor ve Aswan 'ın hava durumunu buradan kontrol edin. Yukarı Mısır'a doğru gittikçe ısı artar. Bu arada haritada daha aşağıda olan Aswan, Luksor gibi bölgelere yukarı "Upper Egypt" daha yukarıda olan İskenderiye, Kahire gibi kentlere aşağı Mısır "Lower Egypt" denmesinin nedeni Nil nehrinin doğduğu yerin (Sudan içerisinde) yukarı, döküldüğü yerin aşağısı olarak adlandırılması.

Mısır'a girmek için vizeye ve 6 ay geçerli pasaporta ihtiyacınız var (yeşil pasaport için vize istenmiyor). Ülkenin para birimi egypt pound yani mısır poundu yada oradayken sadece pound. 1 $ = 5.75 pound , 1 euro ise 7.55 pound civarında. Tüm büyük şehirlerde para bozdurmak için döviz büroları ve bankalar mevcut ben size birinci sırada bankaları sonra büroları öneririm, bir de sokak satıcıları var ki çarpılmamanız neredeyse olanaksız..binbir farklı numaraları var anlat anlat bitmez siz onlardan uzak durun yeter...zaten genelde dolarda geçiyor.


          


Havaalanından taksi ile Kahire'ye gidiş 35 pound civarında. Transportlar için genellikle treni tavsiye ederiz ama yer bulmak çok zor. Otobüsler ise genelde klimasız (ayrıca Mısırda araçların bir kısmı geceleri farlarını açmaya gerek duymaz...uzun yolda dahi...) Şehir içi taşımacılık için 2 tip otobüs (hınca hınç dolu olanlar ve ufak olup ayakta almayanlar) var. Bir de "arabayas" denilen bizdeki dolmuşlar. Kahire'de metro sayılabilecek birşey var ama ben size gene tıklım tıkış minibüsleri (arabayas) tavsiye ederim (0.25 pound)

Mısır'da şehirlerarası yolculuk gerçekten inanılmaz: otobüslerde ısıtma ve soğutma denen şey yok...ama esas sürpriz daha sonra; Kahire'den Luksor'a otobüsle gittik ...seyahat başlar başlamaz hoperlörlerden çok yüksek sesle Kuran okunmaya başladı biz de "herhalde kazaya karşı" filan diye düşündük..ama olay öyle değilmiş 16 saat boyunca olay devam etti..seyahatden ilginç birkaç not daha var: mesala 1-2 saatde bir biletçi sizi dürterek bilet kontrolü yapar (inen binen olmasa dahi !!), molalarda otobüs içine giren kişiler üzerinize gofret vs.. fırlatır daha sonra gelip parasını ister (almazsanız bozulur!!), eğer kahve içmek isterseniz extradır ve yaklaşık bilet fiyatına yakındır.

Eğer "Rollercoster" dan hoşlanıyorsanız taksi de iyi bir alternatif !! Şehir içlerinde nereye gidersen git, kaç kişi gidersen git ücret 5 pound (ama inişde ağlayan bir şoför olabilir...yada sizi arkadaşının dükkanına götüren) Kahire'de ufak yada büyük hasarlı olmayan araba yok diyebilirim ....Hatta biz bir iddiaya girip hasarsız araba aramıştık ama tam bulduğumuzu sandığımız lüks bir mercedesin de ufak bir yerinde hasar bulmuştuk..

Mutlaka duymuşsunuzdur Mısır'da pazarlıksız çok az iş yapılır yeni yeni açılan az sayıda büyük mağaza sabit fiyat ile çalışıyor onun dışında otelden taksiye kadar heryerde pazarlık gerekiyor. Ama sıkı pazarlık... eğer bir şeye ilginiz olduğunu satıcı anlarsa onu satana kadar size ısrar ediyor yada sizinle birlikte yürüyor öyle bir hale geliyorki almakla sorumlu hissedebiliyorsunuz kendinizi ama buna gerek yok rahat olun ve ısrarlara aldırmayın. "veri çip" , "du yu nov hav maç" diyen satıtılara alışın, çünkü "bu mala kaç lira veririsin" diye size sorarlar. Bu arada tüm dükkanlarda size çay ikram edilir siz Türk olduğunuzu söylediğinizde size söylenecek ilk ve neredeyse tek şey" Hasan Şaş yavaş yavaş" !!!


               


Mısır'lılar fotograf çektirmeyi hiç sevmiyorlar dolayısı ile ya olay çıkıyor yada arkalarını dönüyorlar..ya çaktırmayın yada denemeyin..

Mısırda yemek konusunda söylenecek en önemli konu tabii ki hijyene dikkat etmek en hijyenik yerler fast food zincirleri (KFC vs.) ama Mısır'a gitmişken ben olsam KFC'de yemem. Bu açıdan yemek yiyeceğiniz yerin buzdolabı var mı? akan suyu var mı? bakın gözünüz tutarsa oturun. Mutlaka yüksek ateşte pişmiş şeyleri tercih edin (grill tavuk vs). Söylemeye bile gerek yok ama kapalı olmayan su asla içmeyin. Hatta kapalı suyun (2 lt'lik su 3-4 pound) plastik kapağının açılmamış olduğunu kontrol edin. Biz aldığımız suyun kapağının ve şişesinin farklı marka olduğunu bile gördük !!! Mısırlıların en sık yedikleri şey sabahları haşlanmış bakla diyebileceğimiz "ful" bir de sokaklarda tencerelerde kızartılarak yapılan yine bir bakla olan "felafel". Bunun dışında 3 kap yemekden oluşan bir öğünü lokantalarda 20-40 pound arasında yersiniz. Sokak satıcılarında meyva suyu satışı çok yaygın ancak riskli çünkü el çabukluğu marifet su katabiliyorlar ve bu su kaynamamış olduğu için büyük risk oluşturabiliyor. Mısır'a giden turistler arasında barsak enfeksiyonu çok yaygın görülüyor. Bu nedenle açık su, meyva suyu, salata, soyulmayan meyvalardan uzak durun ve yanınızda mutlaka gerekli barsak antiseptiği ve ishal kesici ilaçları götürün. Böyle bir ishal durumu ile karşılaşırsanız Türkiyede görülmeyen derecede sert geçtiğini söyleyebilirim.En az 3 gün yatırıyor. Tavsiyemiz en az 6 litre su için (günde). Mısır'da neredeyse tüm ilaçlar reçetesiz alınabiliyor ama çok pahalı ve alışık olduğunuz ilaçları genelde bulamıyorsunuz. Herhangi ciddi bir problemde tüm kentlerde tam teşekküllü hastaneler mevcut ama oldukça pahalı bir seyahat sigortası faydalı olabilir. Sistemik bir hastalığınız varsa bu hastalığı ve gerekli tedavi şeklini anlatan bir mektubu Türkiye'deki doktorunuza yazdırarak yanınızda taşımanız yararlı olabilir. Yazın sivrisinek yukarı Mısırda aç ve büyük böceklerin varlığından bahsetmeliyiz (Kahire-Aswan arası otobüs yolculuğundan sonra tüm bacaklarımın hiç görmediğim böcekler tarafından daha sonra su toplayacak şekilde ısırıldığını söylemek isterim) Yanınızda insektisit (böcek öldürücü sprey) götürün. Nil'den eğilerek su içen insanları dahi göreceksiniz ama siz Nil'den uzak durun. Aswan barajı nedeni ile timsah yok ama türlü enfeksiyon kaynağı olduğu biliniyor. Bu araç ve yemek uyarılarımın çoğunun turist grupları için değil halkın kullandığı araçlar ve yemek yediği yerler için olduğunu belirtmek isterim...biz öyle gezdik...

Yemekten sonra bahşiş (baksheesh) 1-5 pound arasında mutlaka bekleniyor. Ancak polis gibi resmi görevlilere bahşiş verilmiyor.


print için: Kahire.doc

mısır milli müzesi powerpoint dosyası(pps)’ nı buradan indirebilirsiniz

 




“Bir defa görmek, bin defa duymaktan iyidir”


Çin Atasözü


Tarihe dokunuş: Kahire..